Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/15800 E. 2015/17606 K. 06.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15800
KARAR NO : 2015/17606
KARAR TARİHİ : 06.10.2015

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nafakanın Kaldırılması-Nafaka Borcu Bulunmadığının Tespiti

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 22.06.2015 günü temyiz eden davacı … ile vekili Av. … ve karşı taraf davalı … vekili Av. … geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı; davalı ile … 5. Aile Mahkemesinin 2009/607 esas 2011/220 karar sayılı kararı ile boşandıklarını kararın 07/04/2011 tarihinde kesinleştiğini, kararda müşterek çocukların velayetinin kendisine verildiğini, çocukların anne yanına kalma şartı ile anneye aylık her bir çocuk için 2.000 TL olmak üzere toplam 4.000 TL nafaka ödenmesi konusunda anlaştıklarını, nafakanın Nisan 2011 tarihinde ödenmeye başlandığını, Eylül 2012 tarihinde müşterek çocukların yanında sürekli kalmaya başladıklarını, bu tarihten sonra nafaka ödenmesi sebebinin ortadan kalktığını, müşterek çocukların anne yanında kalmadığı için nafaka ödemesinin yapılmadığını, bu nedenlerden dolayı … 5. Aile Mahkemesinin 2009/907 esas 2011/220 karar sayılı 24/03/2011 tarihli kararın 5. bendinde belirtilen nafakadan 01/09/2012 tarihinden itibaren dava tarihine kadar borçlu bulunmadığının tespitine ve nafakanın kaldırılmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde boşanma kararının ve tarafların anlaşmasının taraflar için bağlayıcı olduğu, çocukların annede kaldıkları, kaldı ki hüküm fıkrasında açıkça “tarafların isteği ve çocukların annede geçirecekleri süreler göz önüne alınarak” ibaresine yer verildiği, annede kalma şartının yer almadığının kabulü gerektiği belirtilerek açılan davanın reddine karar verilmiş verilen karar davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Dava niteliği itibariyle boşanma protokolünden kaynaklı menfi tespit ve nafakanın kaldırılması davasıdır. Tarafların … 5. Aile Mahkemesinin 2009/607 esas 2011/220 karar sayılı kararı ile anlaşmalı boşandıkları, kararın 07/04/2011 tarihinde kesinleştiği kararda müşterek çocukların velayetinin babaya verildiği, velayetin babaya verilmesine rağmen tarafların isteklerine ve çocukların annede geçirecekleri süreler göz önüne alınarak karar tarihi olan 24.03.2011 tarihinden itibaren her ay, her bir çocuk için 2.000 TL olmak üzere toplam 4.000 TL nafakanın çocuklar için harcanmak üzere baba tarafından anneye verilmesine karar verildiği, yine aynı hükümde 24.03.2011 havale tarihli protokolün onaylandığı, bahsi geçen protokolün 7. maddesinin birinci fıkrasında aynı hususların belirtildiği ikinci fıkrasında ise “çocuklardan birisi yada ikisi birden henüz 18 yaşını bitirmeden eğitim amaçlı olarak anne yanından ayrılırsa bu taktirde o çocuk yada çocuklar için anneye verilen nafaka kesilecek, çocukların baba tarafından karşılanacak tüm giderleri
karşılanmaya devam edecektir” şeklinde karar aldıkları anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamından ve özellikle davalı kadının 03.12.2013 tarihli cevap dilekçesinin sekizinci bendinde çocukların ergenlik çağına geldiğini ve okullarının açıldığı eylül ayında babalarında kalmayı tercih ettiklerini şeklindeki beyanları ile yine mahkemece bizzat dinlenen ve idrak çağında olan müşterek çocukların babalarının yanında kaldıkları, anneleri ile kişisel ilişki düzeyinde görüşmeye devam ettikleri şeklindeki beyanları karşısında müşterek çocukların 2012 yılının eylül ayından itibaren davacı baba yanında kaldıkları anlaşılmaktadır. Davacının en son 2012 yılı ağustos ayı nafaka borcunu ödediği hususunda ise taraflar arasında çekişme yoktur. Protokolde yer alan sözü edilen düzenleme, müşterek çocukların onsekiz yaşına kadar anne yanında sürekli kalmaları halinde velayet hakkı kendisinde olmasına rağmen babanın çocukların eğitim giderlerini karşılama amacıyla nafaka adı altında anneye ödeme yapmasını ön görmektedir. Diğer bir ifade ile taraflar boşanma protokolünde müşterek çocukların anne yanından ayrılmaları halinde anneye nafaka adı altında yapılan ödemenin sona ereceğini açıkça kararlaştırmışlardır. O halde müşterek çocukların 2012 yılı eylül ayından itibaren davacı baba yanında kaldıklarının ve davacı tarafından protokol uyarınca yapılan son ödemenin 2012 yılı ağustos ayında yaptığı sabit olduğuna göre mahkemece protokol uyarınca davacının davasının her iki talebi yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken , yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 1.100.00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06.10.2015(Salı)