Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/1634 E. 2015/15783 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1634
KARAR NO : 2015/15783
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden, davalı kadın tarafından ise; hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 123.60’ar TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere maddi tazminat yönünden oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi.14.09.2015(Pzt.)

KARŞI OY YAZISI

Taraflar 27.02.1977 tarihinde evlenmişlerdir. … üç çocukları bulunmaktadır. Davacı başka bir kadınla evlilik dışı birlikte yaşamakta ve bu ilişkiden de bir çocuğu bulunmaktadır. Ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle, TMK’nun 166/4. maddesi gereğince, tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Davalı kadın lehine 44.000 TL. toptan yoksulluk nafakası, 20.000 TL. manevi tazminat ile 10.000 TL. maddi tazminata hükmedilmiştir.
Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir (TMK.md.174/1).
Davalı kadın kusursuzdur. 10.01.1954 doğumlu olup yeniden evlenme şansı azdır. Boşanmakla eşinin desteğinden ve sosyal güvencesinden yoksun kalacaktır. Çok uzun süren bir evlilik, sırf davacının kusurlu davranışlarıyla sona ermektedir. 01.01.2002 tarihine kadar taraflar için mal ayrılığı rejiminin geçerli olması ve boşanmakla mal rejiminin sona erecek olması sonucu davalı kadının, eşinin kişisel mallarından yararlanmaktan yoksun kalacağı da ortadadır.
Bu sebeple, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, davalı kadının kusursuz bulunmasına, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmekte olup, bu yönüyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.