YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19807
KARAR NO : 2015/17525
KARAR TARİHİ : 06.10.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Torunla Kişisel İlişki Kurulması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle değişen koşullara göre kişisel ilişki düzenlenmesinin her zaman istenebileceğinin ve çocuğun “üstün yararının” bu aşamada kişisel ilişki kurulmasına uygun olmadığının dosyadaki delillerle anlaşılmış bulunmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 123.60 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
06.10.2015 (Salı)
Davacı, çocuğun babaannesidir. Torunu ile kişisel ilişki kurma hakkı tanınmasını istemiş, mahkemece; istek reddedilmiştir.
Çocuk, 1.11.2001 doğumludur. Annesi ve babası 8.2.2002 tarihinde boşanmış, boşanma kararıyla velayeti anneye bırakılmış, anne 6.3.2002 tarihinde, boşandığı kocası (çocuğun babası) tarafından öldürülmüş, baba, bu sebeple uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkum olmuş, cezaevinden çıktıktan sonra da 24.7.2014 tarihinde ölmüştür. Çocuk, annesinin babası …’ın vesayeti altındadır.
Mahkeme, “‘çocuğun babaannesiyle görüşmesinin babasına olan öfkesini, bu güne kadar kendisiyle iletişime geçmeyen babaannesi ve diğer aile bireylerine aktarabileceği, öfke ve stresin çocuğun zihinsel gelişiminin yanısıra duygusal gelişimine de zarar verelebileceği izlenimi edinildiği, bu sebeple davacı ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasının çocuğun yüksek yararına uygun olmayacağı kanaatindedir.”
Dosyaya alınan rapora göre, çocuğun, %70 oranında zihinsel engelli olduğu görülmektedir. Buna bağlı olarak, olayları anlama, ayırt etme, yorumlama ve düşüncelerini ifade etme yetisinin tam olarak gelişmediği gözlenmiş, bu durum dosya arasındaki, sosyal hizmet uzmanından alınan raporlarda belirtilmiştir. Şu halde, çocuk, 14 yaşında olmakla birlikte zihinsel engelli olmasına bağlı olarak ayırt etme gücünden ve görüşlerini ifade etme olgunluğundan yoksundur. Dolayısıyla, babaannesiyle kişisel ilişkisinin, çocuğun zihinsel ve duygusal gelişimine ciddi olarak zarar vermesi olasılığı da söz konusu edilemez. Annesinin, babası tarafından öldürülmüş olması, somut olayda babaannenin torununu görme hakkına doğrudan etkili değildir. Aileler arasındaki husumetin çocuk üzerinden sürdürülmesi her şeyden önce çocuğa zarar verir. Çocuğun, babaannesini tanıma ve aile bağlarını geliştirme imkanı vermek bakımından, babaanneye kısa süreli kişisel ilişki hakkı tanınması çocuğun menfaatine uygun düşer. Bu bakımdan, babaanneye kısa süreli de olsa kişisel ilişki hakkı tanınmalıdır. Hükmün bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz. 06.10.2015