YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20019
KARAR NO : 2016/13313
KARAR TARİHİ : 29.09.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından, kusur belirlemesi, manevi tazminat, yoksulluk nafakası, velayet ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece, davalı erkeğe yüklenen başka kadınlarla birlikte olduğu eylemi davacı kadın tarafından dava dilekçesinde usulünce ileri sürülmediği, eşinin vücudunu beğenmediği ve dalga geçtiğine ilişkin olarak da dinlenen tanıkların beyanlarının davacıdan aktarıma dayalı olduğu, bu sebeple hükme esas alınamayacağı ve boşanma davası açıldıktan sonra eşi ile çocuklarına bakmama eyleminin ise, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere boşanma davasından sonra gerçekleştiği, boşanma davası açıldıktan sonra yaşanan olayların devam eden boşanma davasında esas alınamayacağı, bu açıklanan nedenlerle davacı erkeğe işbu eylemlerin kusur olarak yüklenemeyeceği, ancak davalının eşine şiddet ve hakaret eylemlerinin ispatlandığı dikkate alındığında, mahkemece davalı erkeğin ağır kusurlu kabul edilmesinin sonuç olarak doğru olduğunun anlaşılmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı erkek, davacı kadının kuaför dükkanı işlettiğini iddia etmiş, davacı kadın da mahkemece kolluk marifetiyle yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağına kuaför olduğunu ve SGK’ya kayıtlı bulunduğunu beyan etmiştir. Şu hale göre, gerekirse ilgili kurumlardan gelirini belirlemeye yönelik evraklarda temin edilerek, davacı kadının bu işten ne kadar gelir elde ettiği ve işyerinin kendisine ait olup olmadığı, elde ettiği gelirin kendisini yoksulluktan kurtarıp, kurtarmayacağının açıklığa kavuşturularak, kadın lehine yoksulluk nafakası (TMK m. 175). verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirildikten sonra, gerçekleşecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29.09.2016 (Prş.)