Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/20252 E. 2016/13678 K. 10.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20252
KARAR NO : 2016/13678
KARAR TARİHİ : 10.10.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, velayet, nafakalar ve manevi tazminat talebinin reddi yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafakaların miktarı, reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece kabul edilen her iki boşanma davasında davalı-karşı davacı kadın yararına verilen tedbir ve yoksulluk nafakalarına tahsilde tekerrür olmamak üzere hükmedildiğinin anlaşılmasına göre davalı-karşı davacı kadının tüm, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Velayet düzenlemesi yapılırken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun “üstün yararı” (BM. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme md.3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi md. 1; TMK md.339/1, 343/1, 346/1; Çocuk Koruma Kanunu md.4/b)’dır. Çocuğun üstün yararını belirlerken, onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Tarafların müşterek çocuğu ….’in baba yanında kaldığı, mahkemece aldırılan sosyal inceleme raporunda da babası ile yaşamaktan mutlu olduğu ve babasını istediğinin ve babanın velayeti almaya engel bir durumunun olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Çocuğun baba yanında kalmasının bedeni, fikri ve ahlaki gelişimlerine engel olacağı yönünde ciddi sebep ve deliller de bulunmamaktadır. Bütün bu açıklamalar karşısında; müşterek çocuğun velayeti konusundaki üstün yararının, babanın velayetine bırakılması olduğunun kabulü gerekir. O halde, mahkemece velayetin babaya verilmesi gerekirken, anneye verilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ortak çocuğun davanın başından beri ve halen baba yanında kaldığı, bakımının babası tarafından karşılandığı toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Babanın yanında bulunan bu çocuk için dava tarihinden geçerli olmak üzere anne yararına tedbir nafakası tayin edilemez. Bu husus nazara alınmadan, ortak çocuk için davalı-davacı kadın yararına tedbir nafakası tayin edilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3). bentlerde gösterilen sebeple BOZULMASINA, (2). bentteki bozma sebebine göre, erkeğin iştirak nafakasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan ve incelenmeyen yönler haricindeki bölümlerinin ise yukarıda (1). bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın …’a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 136.00 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Erdinç’e geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.10.2016 (Pzt.)