Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/20486 E. 2016/14214 K. 31.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20486
KARAR NO : 2016/14214
KARAR TARİHİ : 31.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmolunan tazminatlar ile mahkemece hükmolunan nafakalar ve reddolunan tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkeme, ön inceleme aşaması tamamlanana kadar usulüne uygun şekilde dayanılmayan vakıaları kendiliğinden inceleyemez. Dava sebebi ve dayanağı vakıalar açık ve somut şekilde ispata ve karşı tarafın savunmasına elverişli olarak ortaya konmalıdır. Somut olayda, davalı-davacı kadın, akrabası olan Şevket’e “Siz, adam mısınız” tarzında hakaretine dair bir vakıa ileri sürmemiştir. Mahkemece, usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen ve dayanılmayan bu vakıa erkeğe kusur olarak yüklenmez. O halde, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı-davalı erkeğin, davalı-davacı kadından habersiz müşterek hanedeki eşyaları almaya çalıştığı ve evlilik birliğinin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediği, davalı-davacı …’in ise eşinin …’da olduğu bir dönemde “Ben seni istemiyorum, sen beni bırakıp …’ya gittin” şeklinde sözler söylediği, kendisinin kişisel eşyalarını alarak müşterek konuttan ayrıldığı ve ailesinin yanına yerleştiği, “Kalan eşyalar ne olacaksa olsun gel borçları öde” şeklinde yazdığı, erkeğe mesaj atarak evden ayrıldığı, kira borcu ile mobilya borcunu ödemesini söylediği, böylelikle kadının evlilik birliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği, kadının mahkeme tarafından işbu belirlenen kusurlu davranışının da temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, tarafların evlilik birliğğinin temelden sarsılmasında eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, boşanma kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması (HUMK m. 438/son) gerekmiş, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mevcut veya beklenen menfaatleri ve kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf, boşanma yüzünden kendisinden daha ziyade kusurlu taraftan uygun bir maddi ve manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir (TMK m. 174/1-2). Şu hale göre, eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. Somut olayda, yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple, taraflar eşit kusurlu kabul edildiğine göre, davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple kusurun gerekçesi düzeltilmek suretiyle ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 31.10.2016 (Pzt.)