YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2414
KARAR NO : 2015/16112
KARAR TARİHİ : 16.09.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından tazminatların ve nafakaların miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı kadın tarafından sadakatsizlik nedeni ile daha önce açılan dava reddedildiği gibi, toplanan delillere göre, sadakatsizlik eyleminin devam ettiği hususu da ispatlanamadığından hükme esas alınamayacağı, ne var ki boşanmaya neden olan olaylarda birlik görevlerini yerine getirmeyen erkeğin tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı erkekten kaynaklanan, davacı kadının kişilik haklarına yönelik bir saldırının varlığı ispatlanamamıştır. Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları bulunmamaktadır. Davacının manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Toplanan delillerden davacı kadının 03.05.2013 tarihinde bir fabrikada aşçı olarak çalışmaya başladığı, düzenli ve yeterli geliri bulunduğu, boşanma nedeni ile yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları oluşmamıştır. Davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
5-Dosya kapsamından tarafların 15.04.2004 doğumlu…isimli müşterek çocuklarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, tarafların müşterek çocuğu hakkında velayet düzenlemesi yapılması gerekirken, bu hususta hüküm kurulmadığı gibi, davalı erkeğin gayrıresmi evliliğinden olma 26.07.2011 doğumlu…’in velayetinin davacı kadına verilmesi de doğru bulunmamıştır.
6-Velayet düzenlemesi yapılmayan müşterek çocuk lehine tedbir ve iştirak nafakası takdiri doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3, 4, 5 ve 6. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.09.2015 (Çrş)