Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/24260 E. 2016/3569 K. 25.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24260
KARAR NO : 2016/3569
KARAR TARİHİ : 25.02.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından, boşanma davasının reddi ile ihtiyati tedbir kararı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece davacı kadının zina (TMK m. 161), olmadığı taktirde evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı (TMK m. 166/1) açmış olduğu boşanma davasının, aynı davanın daha önceden açılmış olduğu ve de halen görülmekte olması sebebiyle derdestlik şartları oluştuğu gerekçesiyle (HMK m. 114/1-ı) usulden reddine karar verilmiştir. Her iki davanın davacısı olan kadın 2014/13450 esas sayılı ilk davayı, erkek eşi evden başka kadınla çıkarken görmesi vakıasına dayalı olarak açmış, temyize konu ikinci davayı ise ise bahsedilen olaydan sonra erkek eşin iddia edilen kadınla birlikte yaşamaları nedeniyle zina hukuki sebebine ve ayrıca başka kadınlarla gezmesi, evlilik dışı ilişkisini çevreye anlatması vakıasına dayalı olarak evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açmıştır. Aynı davanın, aynı sebebe dayalı olarak, aynı taraflar arasında görülmekte olması halinde derdestlik söz konusu olur. Somut olayda, ikinci davada zina vakıası ile zina hukuki sebebi ilk davada ileri sürülmemiş olduğu, evlilik birliğinin sarsılmasına neden gösterilen vakıaların da ilk boşanma davasından sonra gerçekleşmiş farklı vakıalar olması nedeniyle davalar arasında derdestlik oluştuğundan söz edilemez. Aralarında derdestlik ilişkisi bulunmayan aynı taraflar arasındaki ve ayrı konudaki davalardan biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte olduğuna göre, her iki davanın birleştirilerek görülmesinde ve delillerin hep birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesinde taraflar ve usul açısından yarar vardır. Öyleyse Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166. maddesi gereğince aynı mahkemede açılmış bulunan davaların birleştirilmesi ve delillerin hep birlikte değerlendirilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Mal rejimine ilişkin dava tefrik edildiğine göre dava konusunu oluşturan banka hesapları üzerindeki ihtiyati tedbir kararının değerlendirilmesi tefrik edilen dosyada mümkün olabilecektir. Hal böyle iken mahkemece banka hesaplarındaki faizler yönünden ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiş olması da doğru olmamştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.25.02.2016(Prş.)