Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/249 E. 2015/16589 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/249
KARAR NO : 2015/16589
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 123.60 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 28.09.2015 (Pzt.)

(Muhalif)

KARŞI OY YAZISI
Dava 27.08. 2012 tarihinde açılmış, davalının 25.09.2012 tarihli cevap dilekçesi 16.01.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, dilekçeler teatisi 30.01.2013 tarihinde sona ermiştir. Davacı, dilekçeler teatisinin tamamlanmasından sonra 25.03.2013 tarihinde verdiği dilekçesiyle yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, ön inceleme duruşması davalının da katılımı ile 29.05.2013 tarihinde icra edilmiştir.
Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ise diğer tarafın açık muvafakati ve ıslah dışında iddia ve savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (HMK md. 141/1).
Ön inceleme duruşmasının yapılmasından sonra yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulması iddianın genişletilmesi niteliğindedir. Davacı tarafından bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah işlemi bulunmadığı gibi; davalının talebin genişletilmesine açık muvafakatı da bulunmamaktadır. O halde; davacının bu talepleri hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” kararı verilecek yerde, yazılı şekilde davacı yararına yoksulluk nafakası ile maddi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davalı tarafın bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.