Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/3853 E. 2015/18981 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3853
KARAR NO : 2015/18981
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Tedbir Nafakasının Kaldırılması

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı erkek tarafınhdan reddedilen boşanma davası yönünden; davalı kadın tarafından ise nafakaların kaldırılması davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 136.00’şar TL. temyiz başvuru harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 21.10.2015 (Çrş.)
Aynı mahkemece daha evvel, ayrı yaşamakta haklı bulunması nedeniyle davalı kadın lehine 200 TL. tedbir nafakasına hükmedilmiştir.
Eldeki davada davacının boşanma davasının reddine, davalı kadın lehine daha evvel hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Taraflar halen fiilen ayrı yaşamaktadır. Müşterek çocuk davalıyla birlikte kalmaktadır. Davacı kadının ayrı yaşamakta haklılığı devam etmektedir.
Kadının tekstil işinde sigortalı çalışmaya başlaması tedbir nafakasının kaldırılmasını gerektirmez. Fiilen ayrı yaşamaya neden olan davalı, birlik giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Kadının çalışmaya başlaması ancak, nafaka miktarının belirlenmesinde etkili olabilir. (TMK. md. 186/3, 197 ve Dairemizin aynı doğrultudaki 29.04.2014 gün ve 2014/7502 esas, 2014/18563 karar sayılı kararı)
Bu sebeple, davacının tedbir nafakasının kaldırılmasına ilişkin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz edilen hükmün bu yönden bozulması gerekirken, hükmün bu yönüyle de onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne, katılmıyorum.