YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4135
KARAR NO : 2015/18508
KARAR TARİHİ : 15.10.2015
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından yoksulluk nafakasının reddi, tazminatların ve tedbir nafakasının miktarları yönünden; davalı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi, tazminatlar ve tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK md.174/1) ve manevi (TMK md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 136.060 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.15.10.2015 (Prş.)
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir (TMK. md. 175/1).
Eldeki davada davacı kadın kusursuz. Davalı ise tam kusurlu bulunmuştur.
Mahkemece, “boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği anlaşılmakla”, davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminat taktir edilirken, davacının sürekli ve düzenli geliri olduğu ve ayrıca gelirinin “ yoksulluk sınırının üzerinde olduğundan” yoksulluk talebinin reddine ilişkin, kendi içerisinde çelişen bir karar veirilmiştir.
Oysa,yapılan soruşturma ve toplanan delillere göre, davacı kadının emekli olup aylık 1200 TL maaş aldığı, üzerine kayıtlı …/…’ da ipotekli bir ev ile …’ da 10/59 hisseli (300 m2) bir arsa bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı erkeğin ise inşaat sektöründe müteahhitlik yaptığı, bu işten aylık 7000-8000 TL gelir elde ettiği, ayrıca şirket ortağı olduğu, Bağ-Kur emeklisi olup aylık 1072 Tl gelirinin bulundğu, üzerine kayıtlı 2012 model … X6, 2008 model Pegot 407 marka araç, …’ de iki dükkan, … …’ da bir dükkan, … …’ de 1.078 m2 arsa ve bir dükkan, … ‘ da 3/59 hisseli (90 m2) arsanın kayıtlı olduğu belirlenmiştir.
Tarafların ekonomik durumları arasında, davacı kadın aleyhine aşırı fark bulunmaktadır. Davalının ekonomik durumu çok iyidir. Yoksulluk kavramı görecelidir. Yoksulluk durumunun belirlenmesinde, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının yanında, evlilik birliği sırasındaki yaşam seviyelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir. Eldeki davada boşanma sonucu davacı kadının, önceki yaşam seviyesini tamamen kaybederek yoksulluğa düşeceği açıkça ortadadır.
Davacı kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile yoksulluk nafakası isteminin reddine karar verilmesi, hükmün bu yönden de bozulmasını gerektirmektedir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, sayın çoğunluğun, yoksulluk nafasının reddine ilişkin hükmün onanması yönündeki görüşüne, katılmıyorum.