YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4855
KARAR NO : 2015/21617
KARAR TARİHİ : 17.11.2015
MAHKEMESİ : Kırşehir Aile Mahkemesi
TARİHİ : 11/12/2014
NUMARASI : 2013/148-2014/734
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı tarafından her iki boşanma davası ve fer’ileri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 17.11.2015 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı İ.. D.. vekili H. G. geldi. Karşı taraf temyiz eden davalı-davacı S.. D.. ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-davalı erkek Türk Medeni Kanununun 164. maddesi uyarınca terk hukuki sebebine dayalı olarak boşanma davası açmış, davalı-davacı kadın da birleşen dava ile Türk Medeni Kanunun 166/1. maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak boşanma isteğinde bulunmuştur. Erkeğin terk sebebine dayalı boşanma davasında Türk Medeni Kanununun 164. maddesinde öngörülen şartların varlığının tespiti durumunda kadının eve dönmemekte haklı olmadığı sabit olacağından ihtar sonrasında boşanma sebebi oluşturacak bir vakıa da kanıtlanmadığı takdirde kadının Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı boşanma davasının da reddine karar verilmesi gerekecektir.
Davacı-davalı erkeğin, 21.02.2013 tarihinde terk sebebiyle boşanma davası açması üzerine, davalı-davacı kadın da 13.05.2013 tarihinde evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davası açmıştır.
Terk sebebine dayanan boşanma davasının reddedilebilmesi için terkte haklı olmak yetmez, usulüne uygun ihtar tebliğine rağmen ihtar edilen eşin haklı bir sebeple aile birliğine dönmediğinin gerçekleşmesi gerekir. Mahkemenin hükme esas aldığı, 18.07.2012 tarihli olay, ihtar talep tarihinden dört aydan daha öncesinden meydana geldiği gibi, davacı-davalı erkeğin anne ve babası ile, davacı-davalı kadın arasında gerçekleşmiş olup, davacı-davalı erkek olay yerinde bulunmadığından onun sorumluluğunu doğurmaz. Davalı-davacı kadın ihtara rağmen dönmemekte haklı olduğunu ispatlayamamıştır. Erkeğin ihtar isteğinin samimi olmadığını gösteren bir delil de bulunmamaktadır. O halde, Türk Medeni Kanununun 164. maddesinde yer alan boşanma sebebinin gerçekleştiği gözetilerek erkeğin boşanma davasının kabulü, kadının boşanma davasının ise reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple her iki boşanma davası yönünden BOZULMASINA, duruşma için taktir olunan 1.100,00 TL. vekalet ücretinin S.’dan alınıp İ.’ya verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 17.11.2015 (Salı)