YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5076
KARAR NO : 2015/18718
KARAR TARİHİ : 19.10.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve vekalet ücreti yönünden; davalı kadın tarafından ise, tazminatların ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı kadın, davacı erkeğin dava dilekçesinin kendisine tebliği üzerine, 04.12.2013 tarihinde davaya karşı cevap dilekçesi vermiş, dilekçesiyle birlikte herhangi bir harç da yatırmamıştır. Davalı kadının dilekçesinin hiçbir yerinde karşı dava açıldığına ilişkin bir açıklık olmadığı halde, 22.10.2014 tarihinde karşı dava harcı olarak harç tamamlamıştır. Cevap dilekçesinin daha sonradan harçlandırılmış olması cevap dilekçesini karşı dava dilekçesi haline getirmez. Başka bir ifade ile davalı tarafından usulüne uygun açılmış bir boşanma davası mevcut değildir. Hakim iki taraftan birinin talebi olmaksızın kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz (HMK md. 24/1). Bu husus nazara alınmadan davalı kadının boşanma davası varmış gibi kadının boşanma davasının kabulüne dair karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
3-Mahkemece davacı erkek tamamen kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı erkeğin eşinin bağımsız ev isteğine duyarsız kaldığı, davalı kadının ise evi terk ederek eşini istemediğini söylediği anlaşılmaktadır. Bu durumda evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Hal böyle iken davacı erkeğin tamamen kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı kadın lehine maddi ve manevi tazminata (TMK.md.174/1-2) hükmedilmesi doğru değildir.
4-Davacı erkeğin boşanma davasının kabulüne karar verildiği halde, davada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı erkek lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti taktir edilmemesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, 2. bentteki bozma sebebine göre davalı kadının tazminatların miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.10.2015 (Pzt.)