Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/6246 E. 2015/23556 K. 08.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6246
KARAR NO : 2015/23556
KARAR TARİHİ : 08.12.2015

MAHKEMESİ : …Aile Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı erkek tarafından, her iki boşanma davası ile fer’ileri yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise müşterek çocuğun iştirak nafakası yönünden oluşan çelişki, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 08.12.2015 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı … geldi, vekili gelmedi. Karşı taraf davalı-karşı davacı … Onaran vekili Av. … Kayhan geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece 20.10.2014 tarihli kısa kararda velayeti davalı-karşı davacı anneye verilen müşterek çocuk lehine 600.00 TL tedbir ve 1.000,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmekle birlikte, gerekçeli kararda sadece 600,00 TL tedbir nafakasına hükmedildiği yazılmış, iştirak nafakasına dair hüküm yazılmamıştır.Davacı-davalı kadın; tavzih talebiyle iştirak nafakası yönünden gerekçeli karara 1.000,00 TL iştirak nafakasının eklenmesini talep etmesi üzerine mahkemece de bu yönde kabul kararı vererek,gerekçeli karara iştirak nafakası yönünden ekleme yapmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 305. maddesi uyarınca “hüküm, yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyorsa yahut da birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, tavzih yoluna başvurulabilir, tavzihle taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar sınırlandırılamaz, hüküm genişletilemez ve değiştirilemez” (HUMK 455. madde). Temyize konu kararda tavzih şartları oluşmadığı gibi hükmün değiştirilmiş olması sebebiyle de 10.2.2015 tarihli tavzih kararı hukuki sonuç doğurmaz.
Mahkemece 20.10.2014 tarihli kısa kararda velayeti davalı-karşı davacı anneye verilen müşterek çocuk lehine 600,00 TL tedbir ve 1.000,00 TL iştirak nafakasına karar verildiği halde, gerekçeli kararda sadece 600.00 TL tedbir nafakasına hükmedildiği yazılmış, iştirak nafakasına dair hüküm oluşturulmayarak kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (6100 s. HMK m.298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre, tarafların diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, duruşma için taktir olunan 1.100,00 TL. vekalet ücretinin Ahmet’den alınıp Yasemin’e verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.