Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/6286 E. 2015/14466 K. 02.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6286
KARAR NO : 2015/14466
KARAR TARİHİ : 02.07.2015

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Aile Konutu Şerhi Konulması

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacının, ipoteğin kaldırılması talebi bulunmamaktadır. Mahkemece de, bu hususta bir karar verilmemiştir. Bu sebeple davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yersizdir.
2-Diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, münhasıran davalıya ait taşınmazın tapu kütüğüne “aile konutu” şerhi konulması isteğine ilişkindir. Taşınmaz üzerinde ayni hak sahibi olan davalı, ilk oturumda davayı kabul etmiştir. Kabul, kesin hükmün hukuki sonuçlarını hasıl eder (HMK.m.311). O halde, davalının kabulü nazara alınarak taşınmazın tapu kütüğüne “aile konutu” şerhi konulmasına karar verilmesi gerekirken, isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, davacının bozma kapsamı dışında kalan hususlara ilişkin temyiz itirazlarının yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple REDDİNE, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere bozmada oybirliğiyle, aşağıda karşı oy yazısında gösterilen hususta oyçokluğuyla karar verildi.02.07.2015(Prş.)

KARŞI OY YAZISI

Dava, taşınmaz üzerinde hak sahibi olan kocaya karşı açılmış olup, dava ile aile konutu olarak özgülenen taşınmazın tapu kütüğüne konutla ilgili şerh konulması talep edilmiştir. İpoteğin kaldırılmasına ilişkin bir talep ve konut üzerinde, lehine ipotek tesis edilen banka ve borçlu şirkete karşı açılmış bir dava mevcut değildir. İpoteğin kaldırılması talebi mevcut olmadığına göre, tarafta “eksiklik” bulunduğu da kabul edilemez. Başka bir ifade ile, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi hali (HMK. md. 124/4) bulunmamaktadır. Dolayısıyla, yargılama sırasında bankanın ve borçlu şirketin davaya “davalı” olarak dahil edilmiş olması, usule aykırıdır. Usule aykırı bir işlem, bu kişilere davada “taraf” sıfatı kazandırmaz. Kaldı ki, tapu kütüğüne konulacak aile konutu şerhi, hak sahibinin iradi temliklerine engel teşkil eder ve taşınmaz üzerinde sonradan hak kazanan üçüncü kişilerin iyiniyetini dışlar. Bu bakımdan, yalnızca tapu kütüğüne şerh konulmasına ilişkin bir davada, lehine ipotek tesis edilmiş olan bankaya ve borçluya husumet yöneltilmesine de esasen lüzum bulunmamaktadır. Davanın “tarafı” olmayan kişi lehine de vekalet ücretine hükmolunamaz. Bu husus nazara alınmadan, davada “taraf” sıfatı bulunmayan banka lehine davacının vekalet ücreti ödemekle yükümlü tutulması usul ve yasaya aykırıdır. Hükmün yukarıda ki bozma sebebine ilaveten bu sebeple de bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğa bu hususta katılamıyorum. 02.07.2015