Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/6590 E. 2015/23839 K. 10.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6590
KARAR NO : 2015/23839
KARAR TARİHİ : 10.12.2015

MAHKEMESİ : …Aile Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından kendi reddedilen velayet davası ile davalı-karşı davacı erkeğin karşı boşanma davasının kabulü yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi ile davacı-karşı davalı kadın ile müşterek çocuk arasındaki kişisel ilişki tesisi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ikinci tanık listesi ile dinlenen tanık …’in dinlenmesi usul ve yasaya aykırı ise de, bu tanığın beyanları olmadan da tarafların kusur durumlarında değişiklik olmayacağının anlaşılmasına göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davacı-davalı kadın ağır kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı-davalı kadının güven sarsıcı davranışlarına karşılık, davacı-davalı erkeğin ise eşine sürekli şiddet uyguladığı, birlik görevlerini yerine getirmediği ve eşinin hastalığı ile ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre davalı-davacı erkeğin davacı-davalı kadına oranla “daha fazla” kusurlu olduğunun kabulü gerekirken, kadının ağır kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de, az kusurlu olan davacı-davalı kadının, davaya itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, evlilik birliğinin devamında davacı-davalı kadın bakımından korunmaya değer bir yarar kalmadığından Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları gerçekleşmiş olmakla, verilen boşanma kararı, bu sebeple sonucu itibarıyla doğru olduğundan, davacı-davalının hükmün boşanmaya ilişkin kısmına yönelik temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmemiş, boşanma kararının gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle onanması gerekmiş, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı erkeğin, yukarıda açıklanan sebeplerle ağır kusurlu olduğu anlaşıldığına göre, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan, mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen davacı-davalı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174. maddesinin (1.) ve (2.) fıkrası gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu isteklerin reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 3. bentte gösterilen sebep ile BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda l. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle boşanmaya ilişkin hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden Kenan’a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 136.00 TL temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran Ayşe’ye geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.