YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6809
KARAR NO : 2015/21108
KARAR TARİHİ : 11.11.2015
MAHKEMESİ : Konya 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 21/01/2015
NUMARASI : 2013/931-2015/78
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece davalı kadın ağır kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı kadının eşine hakaret ettiği ve sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, davacı erkeğin de kadına hakaret ettiği ve sürekli fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda taraflar eşit kusurludur. Hal böyle iken davalı kadın ağır kusurlu kabul edilip, bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı erkeğin boşanmanın eki niteliğinde maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.11.11.2015(Çrş.)
KARŞI OY YAZISI
Dosya kapsamından;
Davacı kocanın, davalı kadına hakaret ettiği, birden çok şiddet uyguladığı, davalı kadının da davacı kocasına “adi şerefsiz” demek suretiyle hakaret ettiği, birlik görevlerini yerine getirmediği, T. S. isimli eski erkek arkadaşı ile evlilik süresince birçok telefon görüşmesi yaptığı ve tanık T. S.’nin 08.11.2013 tarihli beyanına göre, evlilik süresi içinde zaman zaman T. S. ile buluşarak cinsel ilişkiye girdiği, bu suretle, davacı kocasına karşı sadakatsiz davrandığı anlaşılmıştır. Yerel mahkemenin kabulüde bu yöndedir.
Davacı kocanın, hakaret ve şiddet eylemine göre, davalı kadının hakaret, birlik görevlerini yerine getirmeme ve sadakatsizlik eyleminin, daha ağır kusur oluşturduğu görüşündeyim.
Davalı kadının kusurları, davacı kocanın kusurlarına göre, niceliksel ve niteliksel olarak daha ağırdır.
Sadakatsizlik eyleminin, şiddet ve hakaret eylemine göre, evlilik birliği üzerinde daha yıkıcı bir etkiye sahip olduğu konusunda kuşku yoktur.
Davacı koca, eşinin sadakatsizliğini öğrendikten sonra boşanma davası açmıştır. Oysa davalı kadın, birden çok şiddet gördüğünü iddia ve ispat ettiği halde boşanma veya karşı boşanma davası açmamıştır. Davalı kadının bu güne kadar boşanma davası açtığı yönünde dosyaya yansıyan bir bilgide yoktur. Bu olguda sadakatsizlik eyleminin evlilik birliği üzerinde daha yıkıcı bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir.
Yukarıda açıkladığım nedenlerle yerel mahkeme kararının dosya kapsamına uygun olduğunu ve onanması gerektiğini düşünüyorum.