YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7200
KARAR NO : 2015/23898
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
MAHKEMESİ : …Aile Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; kusur belirlemesi, kişisel ilişi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, velayetler, kadın ve çocuklar yararına hükmedilen nafakalar ile ret edilen tazminat istekleri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 14.12.2015 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı … Erkmen vekili Av. … geldi. Karşı taraf temyiz eden davalı-davacı … ve vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece tarafların belirlenen kusurlu davranışları sayılarak, eşit oranda kusurlu kabul edilmek suretiyle iki tarafın açtığı davaların kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Davacı-karşı davalı kadına mahkeme tarafından kusur olarak yüklenen “doktor yerine hocaya gitmesi, sırtına yazı yazdırması” eyleminden sonra tarafların bu nedenle ayrı yaşamaya başladıkları, daha sonra da barışarak evlilik birliğini devam ettirdikleri toplanan delillerden anlaşılmakla, bu olaylar davalı-karşı davacı erkek tarafından affedilmiş, en azından hoşgörü ile karşılanmıştır. Affedilen ve hoşgörü ile karşılanan olayların boşanma davalarında taraflara kusur olarak yüklenmesi mümkün değildir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden eşine sürekli fiziksel şiddet uygulayan ve hakaret eden erkeğin boşanmaya neden olan olaylarda daha ağır oranda kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu durum gözetilmeden tarafların eşit kusurlu kabulü doğru olmamış boşanma hükmünün kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerekmiş (HUMK. md 438/son) ve tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2-Davacı-karşı davalı kadın boşanmaya neden olan olaylarda eşit veya ağır oranda kusurlu olmadığına ve belirlenen kusurlu davranışları kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunduğuna göre, kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminat (TMK. md. 174/1-2) takdiri gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak bu isteklerin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların müşterek yedi çocuğunun bulunduğu dört çocuğun davacı-karşı davalı anne yanında üç çocuğun ise … Bakanlığına ait yurtta kaldıkları anlaşılmaktadır. Mahkemece anne yanında kalan çocuklar yararına tedbir nafakasına hükmedilmiş ise de; anne yanında kalan ve yararlarına tedbir nafakasına hükmedilen çocukların hangileri olduğu belirlenmeden, isimleri hüküm fıkrasında açıkça yazılmadan, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır.
4-Bakım ve gözetimi … Bakanlığınca yerine getirilen üç çocuk yönünden de velayet anneye verilmiştir. Ancak bu çocuklar fiilen anne yanında kalmayıp, bakım ve gözetimi kurum tarafından yapılmakta ve masrafları kurum tarafından karşılanmaktadır. Hal böyle olunca; boşanma kararının kesinleşme tarihi yerine, çocukların fiilen anneye teslim tarihinden itibaren, iştirak nafakasına hak kazanacağının dikkate alınmamış olması da isabetsizdir.
5-Velayeti anneye verilen müşterek çocuklardan … … halen anne bakım ve şefkatine muhtaç olması nedeniyle, uzun süreli olarak ana yanından ayrılmasının onu olumsuz yönde etkileyeceği anlaşılmaktadır. Kişisel ilişki kurulmasına ilişkin kararların değişen şartlara göre her zaman yeniden düzenlenmesi mümkündür. Baba ile müşterek çocuk … … arasında daha kısa süreli ve yatılı olmayacak şekilde kişisel ilişki düzenlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3., 4. ve 5. bentlerde gösterilen sebeplerle kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve kişisel ilişki yönünden BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple boşanma hükmünün gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 1.100.00 TL vekalet ücretinin Ali’den alınıp duruşmaya gelen Dilek’e verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.