Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/7494 E. 2015/22359 K. 26.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7494
KARAR NO : 2015/22359
KARAR TARİHİ : 26.11.2015

MAHKEMESİ : …Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, iştirak nafakasının miktarı ve karşı davada davalı-davacı erkek lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı-davalı kadının eşine hakaret ettiği ve eşinden kazancını gizlediği, davalı-davacı erkeğin ise eşine karşı aşırı kıskançlık gösterdiği, eşinin kazancını sürekli kontrol ettiği, müşterek çocuğun anneanne ile görüşmesini engellediği, eşine dönem dönem şiddet uyguladığı, küfür ve hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre davalı-davacı erkeğin davacı-davalı kadına oranla “daha fazla” kusurlu olduğunun kabulü gerekirken, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru olmamıştır.
3-Boşanmaya neden olan olaylarda davalı-davacı erkeğin, yukarıda açıklanan nedenlerle ağır kusurlu olduğu anlaşıldığına göre, boşanmaya neden olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan, mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen davacı-davalı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174. maddesinin (1.) ve (2.) fıkrası gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu isteklerin reddi doğru bulunmamıştır.
4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre müşterek çocuğun ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3 ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.