Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/7734 E. 2015/22165 K. 24.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7734
KARAR NO : 2015/22165
KARAR TARİHİ : 24.11.2015

MAHKEMESİ : …Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; mahkemece hükmolunan nafakalar ve tazminatların miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise; tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle her ne kadar mahkemece davacı kadına kusur yüklenmemiş ise de kadının da erkeğe hakaretinin olduğu, bununla birlikte gerçekleşen olaylara göre davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına, müşterek çocuk yararına takdir edilen nafakanın dava tarihinden boşanma kararının kesinleştiği döneme kadar tedbir, boşanma hükmünün kesinleştiği dönemden sonra iştirak nafakası olarak tahsil edileceğinin anlaşılmış bulunmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden, davacı kadının işçi olarak asgari ücretle çalıştığı üzerine kayıtlı 1 adet dükkan olduğu, davalı erkeğinde işçi olduğu, asgari ücretle çalıştığı üzerine kayıtlı bir adet araç ve 1 adet ev olduğu buna göre tarafların ekonomik durumlarının birbirlerine yakın olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, Türk Medeni Kanununun 175. maddesi şartları davacı kadın yararına oluşmamıştır. Mahkemece davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK md.174/1) ve manevi (TMK md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.