YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8345
KARAR NO : 2015/22137
KARAR TARİHİ : 23.11.2015
MAHKEMESİ : …Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından, kadın lehine hükmolunan tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise erkeğin kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatlar ve ziynet eşyası alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü ile davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK.md.174/1-2) isteklerinin reddine karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalı-davacı kadının eşi ve ailesinin arkalarından bir sefer hakaret ettiği, buna karşılık davacı-davalı erkeğin ise, bağımsız konut sağlamadığı, eşinin ailesi ile görüşmesini istemediği ve son olarak eşinin babasını arayarak “gel kızını al git, kapının önünde bekliyor” diyerek eşini evden kovduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı-davacı kadının fiili ayrılıktan itibaren birlikte yaşamaktan kaçındığı gerekçeye esas alınmış ise de, yukarıda açıklandığı üzere kadının son olarak eşi tarafından evden kovulduğu anlaşılmakta olup, bu husus kendisine kusur olarak yüklenemez. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı erkeğin, davalı-davacı kadına nazaran daha ziyade kusurlu olduğunun kabulü gerekli olup, mahkemece delillerin takdirinde hataya düşülerek hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak, davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı-davacı kadın düğünde kendisine takıldığını iddia ettiği altın cinsindeki ziynetlerin düğünden sonra eşi tarafından elinden alındığını ve ailesine ait evin yapımında kullanıldığını belirterek, ziynetlerin aynen ya da bedellerinin iadesini istemiş, davacı-davalı erkek ise ziynetlerin kadın tarafından giderken götürüldüğünü savunmuştur. Düğünde kadına takılan ziynetler bağış hükmündedir ve kadının kişisel malıdır. Ziynetlerin geri istenmemek üzere verildiği iddia ve ispat edilmedikçe, bunları alan iade etmekle yükümlüdür. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davalı-davacı kadının talep ettiği ziynet eşyalarından olan 1 adet set takımının davacı-davalı erkek tarafından bozdurulduğu ispatlanmıştır. Davacı-davalı erkek bu ziynet eşyasının davalı-davacı kadın tarafından geri istenmemek üzere verildiğini ispatlayamamıştır. O halde, kadının talep ettiği ziynet eşyalarından 1 adet set takımının kabulüne karar vermek gerekirken, ziynet eşyası alacağı talebinin tamamının reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer yönlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden A. R.’ya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 136.00 TL temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran D.’e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.