YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8574
KARAR NO : 2015/22536
KARAR TARİHİ : 30.11.2015
MAHKEMESİ : …Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı kadın tarafından tazminatların ve iştirak nafakasının miktarı ile ziynet alacağı yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, tazminatlar, kişisel ilişki, ziynet alacağı ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, müşterek çocuk …’nin velayeti davacı- davalı anneye bırakılmış, müşterek çocukla baba arasında “aynı şehirde oturmaları hali” ve “farklı şehirde oturmaları hali için ayrı ayrı kişisel ilişki düzenlenmiştir. Annenin, velayetine bırakılan çocukla birlikte …, babanın ise … oturduğu anlaşılmaktadır. Taraflar mevcut duruma göre ayrı şehirlerde yaşıyor olmakla birlikte, günümüzdeki ulaşım olanaklarındaki kolaylık gözetildiğinde, kişisel ilişkiye dair düzenleme yapılırken, taraflar bu hususun dikkate alınmasını açıkça talep etmemişlerse, “ayrı şehir, aynı şehir ayırımına” gidilmesinin de önemi bulunmamaktadır. Bu bakımdan, aynı şehir-ayrı şehir ayırımına gidilmeksizin babalık duygularını tatmine elverişli, çocuğun da baba sevgisi ve şefkatini tatmasına yeterli, yatılı olacak şekilde ve dini ve milli bayramlarda, yaz tatilinde de uygun süreyle kişisel ilişki tesisi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3-Davacı-davalı kadın dava dilekçesinde boşanma talebi yanında, evlilikten önce edindiği 15 adet gremse altın ile düğünde kendisine takılan 10 adet gremse altının davalı erkekte kaldığını ileri sürerek iadesini de talep etmiştir. Ziynet eşyalarına yönelik bu istek boşanmanın eki niteliğinde olmayıp ayrıca nispi harca tabidir. Davanın açılması sırasında yatırılan başvurma harcı dava dilekçesinde yer alan bu isteği de kapsar. Mahkemece, belirtilen ziynetlerin değeri üzerinden nispi harç eksikliğinin tamamlanması (Harçlar Kanunu madde 30-32) yönünde işlem yapılması ve sonucuna göre, kadının evlilikten önce edindiği ziynetler yönünden görev hususu da düşünülerek, ziynet alacağı yönünden olumlu ya da olumsuz karar verilmesi gerektiği halde bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Hakim tarafların talepleriyle bağlı olup, talepten fazlasına hükmedemez (HMK m. 26). davacı-davalı kadın, tazminatlar için faiz talebinde bulunmadığı halde mahkemece faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3 ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, davalı-davacı erkeğin ziynet alacağı ve ziynet alacağı davasında vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.