YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8971
KARAR NO : 2015/12955
KARAR TARİHİ : 16.06.2015
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından; kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar ve tedbir nafakası yönünden, davalı kadın tarafından ise; kusur belirlemesi, velayet, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı tanıklarının ifadesi davalıdan duyuma dayalı olup kusur belirlemesinde bu tanıkların ifadelerine itibar edilemez. Davalı tanığı … ise davacı kocaya hakaretten … 4. Sulh Ceza mahkemesinin (2012/388 E. 2012/1314 K.) 31.12.2012’de kesinleşen kararıyla mahkum olduğundan, ifadesine bu sebeple itibar edilemez. Toplanan delillerden, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda başka erkekten çocuk dünyaya getiren kadın tamamen kusurludur. Hal böyleyken tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi doğru olmamıştır.
3-Davalı kadın maddi ve manevi tazminat isteğinde bulunduğu halde bu yönde olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmaması da bozmayı gerektirmiştir (HMK.md.26).
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle kusur belirlemesi, davacının reddedilen tazminat talepleri ve davalının tazminat istekleri yönünden BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu sair hususların ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 1. bentte oyçokluğuyla, 2. ve 3. bentlerde oybirliğiyle karar verildi.16.06.2015(Salı)
KARŞI OY YAZISI
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK md. 223 ila 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re’sen) almak zorundadır. Hakim yargılama sırasında Medeni Kanunun 169. maddesindeki tedbirleri gerekiyorsa alır. Bu tedbirleri mutlaka alacağı konusunda bir zorunluluk bulunmamaktadır. Somut olayda boşanmaya sebep olan olaylarda başka erkekten çocuk dünyaya getiren davalı kadın tam kusurludur.
“Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz (TMK.md.2/2). Öte yandan Türk Medeni Kanununun 4. maddesine göre “Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir”. Davacı ile evli bulunduğu sırada başka erkekten çocuk dünyaya getiren kadının yargılama süresince lehine tedbir nafakasına hükmedilmesini talep etmesi hakkın açıkça kötüye kullanımı olduğu gibi mahkemece tedbir nafakasına hükmedilmesi de hakkaniyete aykırıdır. Hükmün bu sebeple de bozulması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun hükmün bu yönden onanmasına ilişkin düşüncesine katılmıyorum.