Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2016/10917 E. 2018/1415 K. 06.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10917
KARAR NO : 2018/1415
KARAR TARİHİ : 06.02.2018

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet ve Çeyiz Alacağı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat ve nafaka istemleri ile çeyiz ve ziynet davasında verilen karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece davacı kadın tam kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarrına hükmedilmiştir. Davalı erkeğin, dava dilekçesinin usulsüz tebliği nedeniyle süresinde kabul edilen cevap dilekçesinde davacı kadına yönelik kusur isnadında bulunmadığı, cevap dilekçesinin ise tebliğe çıkarılmayarak dilekçeler teatisinin sonlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı kadına kusur yüklenmesi mümkün değildir. Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davalı erkeğinde boşanmaya gerektirir herhangi bir kusurlu davranışı kanıtlanamamıştır. Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesine göre boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurlu bulunması gerekir. Bu durumda her iki tarfın da kusursuz olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerkirken kasulüne karar verilmesi doğru değil ise de; boşanma hususu temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Yukarıda 1. bentte belirtildiği üzere davacı ve davalı kusursuzdur. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka iteyebilir. Nafaka yükülüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Yukarıda ikinci paragrafta belirtildiği üzere, boşanmaya sebep olan olaylarda her iki tarafın da kusursuz olduğu davacı kadının herhangi bir geliri ve mal varlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. O halde, davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, isteğin reddi doğru görülmemiştir.
c)Davacı kadının talep ettiği tedbir nafakası isteği hakkında olumlu olumsuz hüküm kurulmaması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
d)Davacı kadın dava dilekçesinde ziynet ve çeyiz eşyalarının bedelini talep etmiştir. Bu talepler boşanmanın eki niteliğinde olmayıp nispi harca tabidir. Yatırılan başvurma harcı bu talepleride kapsar. Mahkemece, bu taleplerle ilgili nispi karar harcının tamamlanması için, Harçlar Kanunu’nun 30-32. maddeleri gereğince davacıya süre verilmesi, harç tamamlandığı takdirde bu hususla ilgili taraf delillerinin toplanıp gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi, aksi takdirde Harçlar Kanununun 30. madddesinde gösterilen usul çerçevesinde hareket edilmesi gerekirken, bu yön nazara alınmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2.b, 2.c, ve 2.d bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2.a bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06.02.2018 (Salı)