YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15479
KARAR NO : 2018/4893
KARAR TARİHİ : 12.04.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kadın tarafından şiddetli geçimsizlik (166/1. Maddesi) hukuksal sebebi uyarınca açılan boşanma davasında dava dilekçesi davalı erkeğe tebliğ edilmiş ve davalı erkek süresinde cevap dilekçesi sunmuştur. Davalı erkek cevap dilekçesi ile davanın reddini istemiş buna ilişkin vakıalarını ve tanıklarını bildirmiştir. Mahkemece 10.12.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı tarafa, HMK 240. maddesi uyarınca; yer ve zaman göstermek suretiyle; her bir tanığın ayrı ayrı hangi maddi vakıaya yönelik tanıklık ettiğini yazılı olarak bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine bu süreye uyulmadığı takdirde o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verileceğinin ihtarı yapılmış, 09.02.2016 tarihli duruşmada bu ihtarata uyulmadığı gerekçesiyle davalının tanık dinletme talebinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 119/1-f hükmü uyarınca, gerek yazılı gerekse basit yargılama usulünde, iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin dava dilekçesinde belirtilmesi, ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanununun 121 ve 129/2. madde hükmü uyarınca hem dava dilekçesinde hem de cevap dilekçesinde gösterilen ve tarafın elinde bulunan belgelerin dilekçeye eklenerek mahkemeye sunulması, başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur. Ancak, taraflar dava dilekçesi veya cevap dilekçesi ile vakıalara ve tanık deliline dayanmaları halinde her bir tanığın ayrı ayrı hangi maddi vakıaya tanıklık ettiğini yazılı olarak bildirmemeleri durumunda her bir tanığın dayanılan bütün vakıalar hakkında beyanda bulunacağının kabulü gerekir. Buna göre mahkemece davalı erkeğin tanıklarının davalı erkek tarafından bildirilen her bir vakıa yönünden dinlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması erkeğin savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir (HMK m.27). Bu sebeple usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 12.04.2018