YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15861
KARAR NO : 2018/4799
KARAR TARİHİ : 10.04.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, nafakalar ve ziynet alacağının kabulü yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü ve tazminatların reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek her iki tarafın evlilik birliğinin sarsılması (TMK m.166/1) hukuki sebebine dayalı davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece davalı- karşı davacı kadına kusur olarak yüklenen “aşırı kıskanç olduğu” vakıasına davacı- karşı davalı erkeğin dava dilekçesinde dayanmadığı, dayanılmayan vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, “ilaç içerek intihar girişiminde bulunduğu bunun neticesinde bebeğini düşürdüğü” vakıasından sonra evlilik birliğinin devam ettiği, bu vakıanın erkek tarafından affedildiği, en azından hoşgörüldüğü ve kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, “kendini araçtan atmak suretiyle intihar girişiminde bulunduğu” vakıasının ise ispatlanamadığından kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Davacı- karşı davalı erkeğe mahkemece kusur olarak yüklenen şiddet vakıasının ispatlanamadığı, bu sebeple kusur belirlemesine esas alınamayacağı, ancak yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı erkeğin kendisine yüklenen diğer kusurlu davranışların yanında güven sarsıcı davranışta da bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde, mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar da dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte, davalı- karşı davacı kadına göre, davacı- karşı davalı erkek daha ağır kusurludur. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda az kusurlu olan ve bu vakıalar sebebiyle kişilik hakları saldırıya uğrayan davalı- karşı davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m.174/1-2) hükmedilmesi gerekirken, tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı- karşı davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m.174/1-2) taleplerinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3-Erkeğin ziynetlere yönelik temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemeye gelince; Davalı- karşı davacı kadın, karşı boşanma ve fer’i talebiyle birlikte 2 çift altın bilezik ile 1 adet set takımından oluşan ziynet eşyalarının davacı- karşı davalı erkek tarafından evliliğin birinci haftasında elinden alındığını, bozdurarak parasını harcadığını iddia etmiş, bu nedenle ziynetlerin aynen, olmadığı taktirde bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporunda belirlenen değer üzerinden, davalı – karşı davacının ziynet alacağına ilişkin davasının kısmen kabulü ile 1 adet 55 gram set takımının aynen iadesine, olmadığı takdirde bedeli olan 4.180,00 TL nin davacı – karşı davalı erkekten alınarak davalı – karşı davacı kadına verilmesine, tanesi 20 gramdan 3 adet 60 gram altın bileziğin aynen iadesine , olmadığı takdirde bedeli olan 4.560,00 TL nin davacı – karşı davalı erkekten alınarak davalı – karşı davacı kadına verilmesine karar verilmiştir. Toplanan delillerden; davalı- karşı davacı kadın tanığı …’ nun beyanından da 1 adet set takımının erkek tarafından bozdurulduğu anlaşılmakla kadının bu kısma yönelik ziynet davası ispatlanmış ise de; talep edilen bileziklerin davalı erkek tarafından bozdurularak harcandığı ispatlanamamıştır. 3 adet altın bilezik (toplam 60 gram) yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.04.2018