Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2016/16233 E. 2018/5013 K. 16.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16233
KARAR NO : 2018/5013
KARAR TARİHİ : 16.04.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. “iddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır” (HMK m. 141). Davacı kadın dava dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) talebinde bulunmamış, ilk kez dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında yer almayan kadın vekilinin sunduğu 05.06.2015 tarihli beyan dilekçesinde bu talepler ileri sürülmüş, davacı vekili davalının hazır bulunmadığı ön inceleme duruşmasında da taleplerini genişlettiği yönünde bir istekte bulunmamış, ön inceleme duruşmasında mahkemece uyuşmazlık konusu; boşanma, velayet, nafakalar ile davalı erkeğin maddi ve manevi tazminat istekleri olarak tespit olunmuş, yargılama süresince davalı tarafın kadının usulüne uygun olarak ileri sürülmeyen maddi ve manevi tazminat istekleri bakımından açık muvafakati olmamıştır. Bu sebeple işbu talepler iddianın genişletilmesi niteliğindedir. Davacı tarafından bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah işlemi de bulunmamaktadır. O halde, davacının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) talepleri hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilecek yerde yazılı olduğu şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.04.2018

1-AB/HA/YY