Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2016/1894 E. 2016/13051 K. 26.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1894
KARAR NO : 2016/13051
KARAR TARİHİ : 26.09.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet-Eşya Alacağı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından her üç dava yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 26.09.2016 günü temyiz eden … vekili Av. … geldi. Karşı taraf davalı … ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının ziynet eşyalarına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2- Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. (HMK m. 255) Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada tanıkların olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur.
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı erkeğin eşini, “başkalarıyla yattın” gibi söylemlerle suçladığı, ” bütün kürtleri toplayıp sizi öldüreceğim” diye tehdit ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
3- Davacı kadın dava dilekçesinde bir kısım ev eşyaları, çeyiz eşyaları ve şahsi giyim eşyalarının aynen iadesini, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL’lik bedelini talep ve dava etmiştir. Mahkeme, davacının ev eşyası alacağına yönelik talebi ” ayrı ayrı cins, miktar ve değerleri tek tek açıklanmadığı ve bunların dosya kapsamına göre tespit etmenin de mümkün olmadığı” gerekçesiyle reddedilmiştir.
Oysa; mahkemece 28.11.2013 tarihli ön inceleme duruşmasında “Davacı vekiline dava konusu edilen ziynet eşyaları, çeyiz eşyaları, ev eşyaları ve giyim eşyalarının tamamını ayrı ayrı değerleri ile birlikte liste halinde bildirmek ve varsa harç eksikliğini gidermek üzere duruşma tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre verilmesine” şeklinde ara karar oluşturulmuştur. Davacı vekili de 02.12.2013 tarihli dilekçe ile ara karara uygun şekilde eşya taleplerini ayrı ayrı neler olduğunu miktar belirtmek suretiyle mahkemeye bildirmiş ve harcını tamamlamıştır. O halde; davacının eşya talebi hakkında dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 1350.00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26.09.2016 (Pzt.)