YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21866
KARAR NO : 2018/8731
KARAR TARİHİ : 10.09.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından reddedilen maddi tazminat talebi ile manevi tazminat miktarı yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, manevi tazminat, velayet ve kişisel ilişkinin süresi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin temyiz itirazları yersizdr.
2-Davalı-karşı davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Mahkemece davalı-karşı davacı kadının tam kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı-davacı kadının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, davacı-davalı erkeğin ise eşine fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Bu durumda evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden kadının tam kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamıştır.
b-Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, taraflar eşit kusurludur. Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması gerekmektedir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. O halde davacı-karşı davalı erkeğin manevi tazminat (TMK m. 174/2) isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde erkek lehine manevi tazminata hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.c-Ana yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği, 01.04.2016 tarihli uzman raporunda da velayetin anneye bırakılması yönünde görüş bildirildiği halde ana bakım, şefkatine muhtaç 15.11.2013 doğumlu …’nın Türk Medeni Kanununun 182. ve 336/3. maddeleri uyarınca velayetinin anneye verilmesi gerekirken babanın velayetine bırakılması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2-a, 2-b ve 2-c bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre kişisel ilişkiye yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Yasin’e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 143.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ….’ya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.09.2018 (Pzt.)