Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2016/24061 E. 2018/10277 K. 01.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/24061
KARAR NO : 2018/10277
KARAR TARİHİ : 01.10.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet ve Çeyiz Alacağı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi, maddi tazminatın miktarı, alacak davasının davalı … yönünden reddi yönünden; davalı erkek … tarafından ise kadının boşanma davasının kabulü, ziynet ve çeyiz alacağı yönünden, davalı … tarafından ise, vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Temyiz eden davalı … vekili 19/07/2016 tarihli dilekçesi ile boşanma hükmü yönünden temyizden feragat ettiğini bildirdiğinden, boşanma kararı yönünden temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadın ve davalı …’nın aşağıdaki bentlerin kapsamı kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Davacı kadın, dava dilekçesinde ziynet eşyalarının bedelini talep etmiştir. Tefhim edilen kısa kararda ve hükümde 30.805.00 TL ziynetin bedel olarak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine şeklinde hüküm kurulmuş, ancak hüküm altına alınan ziynetlerin ayrı ayrı cins, nitelik, miktar ve değerleri gösterilmemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. maddesinin (2). fıkrasında da, gerekçeli kararın tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan ziynet bedeline nasıl ulaşıldığı kabul edilen ziynetlerin cins nitelik, miktar ve değerleri denetime elverişli olacak şekilde gösterilmemiştir. Bu yön gözetilmeden, kabulüne karar verilen ziynet eşyalarının cins, nitelik, miktar ve değerleri tek tek belirtilmeden hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre, ziynetlere yönelik diğer temyiz itirazları ile ziynet eşyası alacağında hükmolunan vekalet ücreti yönünden davalı …’in temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan diğer temyize konu bölümlerin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, davalı erkeğin boşanma hükmüne yönelik temyiz isteğinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple REDDİNE,
temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01.10.2018 (Pzt.)