YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/24440
KARAR NO : 2018/10556
KARAR TARİHİ : 03.10.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Aile Konutu Şerhinin Konulması-Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kadının kabul edilen boşanma davası yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise; aile konutu şerhi talebinin kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Boşanma davasına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması Anayasa hükmüdür (TCA m. 141/1). Mahkemenin, tarafların açıklamalarını dikkate alarak değerlendirmesi ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da (HMK m. 27) gereğidir. Yargı organları gerekçeli kararlarında; tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri göstermelidir. Somut olayda, mahkemece gerekçe bölümünde “tarafların İngiltere’de evlendikleri, daha sonra Türkiye’ye yerleştikleri, birleşen davada davacı-karşı davalı erkeğin İngiltere’de işlemiş olduğu suçtan dolayı aranan kişilerden olup İngiltere’ye dönüş yapamadığı, davalı-karşı davacı kadının ise yaklaşık 2-3 yıldır ortak evi terk edip İngiltere’ye taşındığı tarafların 2-3 yıldır fiilen ayrı yaşadıkları, evlilik birliğinin taraflar arasında devam ettiremeyecek şekilde temelinden sarsıldığı evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında her ne kadar birleşen davada davalı-karşı davacı kadın daha ağır kusurlu olsa da davacı-karşı davalı erkeğin de kusurlu olduğu” belirtilmiş, hüküm fıkrasında ise;” Davalı asıl dava davacısı erkeğin tazminat talebi yönünden taraflar eşit kusurlu bulunduğundan bu talebin reddine” şeklinde hüküm kurulmak suretiyle, kusur oranlaması yönünden gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmıştır. Ayrıca taraflara yüklenen kusurlar da açık ve duraksamaya sebep olmayacak şekilde gerekçede tartışılmamış, hangi davranışların taraflar için kusur kabul edildiği de net bir şekilde anlaşılamamaktadır.
Bu haliyle karar, hem yeterli gerekçeden yoksun (HMK m. 297/1-c), hem de kusur oranlaması yönünden çelişkilidir. Bu bakımdan gerekçe, Yargıtay denetimine elverişli yeterlilikte olmayıp, bu durum tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.
2-Aile konutu şerhi talebine yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Dava, tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması isteğine ilişkin olup, 07.11.2014 tarihinde açılmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 194’ncü maddesinin üçüncü fıkrası, 06.02.2014 tarihli 6518 sayılı Kanunla değiştirilmiş, yapılan değişiklikle, aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eşin, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini, tapu müdürlüğünden isteyebileceği kabul edilmiştir. Bu değişiklik 6518 sayılı Kanun, 19.02.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmakla aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Anılan yasal değişiklikten sonra, tapu müdürlüğünün, talebi hukuken veya fiilen yerine getirmediği belgelendirilmedikçe, malik olmayan eşin tapu kütüğüne konutla ilgili şerh konulmasını doğrudan dava yoluyla istemekte artık hukuki yararı yoktur. Çünkü aynı sonucu tapu müdürlüğüne yapacağı başvuruyla elde etmesi imkan dahilindedir. Davacı-karşı davalının dava açmakta hukuki yararının bulunması, dava şartı (HMK m. 114/1-h) olup, davanın her aşamasında ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın hakim tarafından kendiliğinden gözetilir (HMK m. 115/1). O halde, davanın hukuki yarar bulunmadığından, usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan davanın esasına girilip kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, yukarıda 1. bentteki bozma sebebine göre davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.10.2018(Çrş.)