Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2016/25325 E. 2018/12525 K. 06.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25325
KARAR NO : 2018/12525
KARAR TARİHİ : 06.11.2018

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış ile akıl hastalığı hukuki sebebine dayalı boşanma davalarının reddi, kadının kabul edilen davası, kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat talebi, velayet, kadının karşı davasındaki vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, nafaka miktarları, reddedilen tazminat ve tedbir nafakası talepleri, kişisel ilişki süresi, erkeğin davasında erkek yararına hükmolunan vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile erkeğin davasında kadın yararına vekalet ücretine hükmolunmaması yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davacı-karşı davalı erkeğin sürekli olarak eşinden maaşını istemek suretiyle eşine ekonomik şiddet uyguladığı, ailesinin eşine müdahalesine ve hakaret etmesine sessiz kaldığı, eşinden habersiz ev eşyalarını taşıyarak birlikte yaşamaktan kaçındığı, eşini sürekli aşağıladığı, eşinin hamileliğiyle ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin davalı-karşı davacı kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken tarafların eşit kusurlu olduklarının kabul edilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle boşanmaya neden olan olaylarda davacı-karşı davalı erkek ağır kusurludur. Gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına da saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın yararına TMK m. 174/1-2 koşulları oluşmuştur. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuğun ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
5-Davalı-karşı davacı kadının iştirak nafakasına her yıl (ÜFE oranında) artırım uygulanması talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de (HMK m. 26) usul ve kanuna aykırı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3., 4. ve 5. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Nihat’a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 143.50 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Emine’ye geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06.11.2018 (Salı)