Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2016/25373 E. 2017/11365 K. 19.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25373
KARAR NO : 2017/11365
KARAR TARİHİ : 19.10.2017

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tanıma ve Tenfiz

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı,…Yüksek Adalet Mahkemesince verilen boşanma kararının tanınması ve tenfızini istemiş, mahkemece, ” davalının söz konusu davada kendisine tebligat yapılmadığını böyle bir davadan haberi olmadığını beyan etmiş, dosyaya sunulan mahkeme kararı içeriğinden kararın davalının yüzüne karşı verildiğinin anlaşılamadığı, yine davalının hükmü veren mahkemeye usulüne uygun şekilde çağırılıp çağırılmadığı, veya o mahkemede temsil edilip edilmediğinin anlaşılamadığı, kararda bunun açıkça belirtilmediği, davalının da itirazının bu yönde olduğu ” gerekçesiyle istek reddedilmiştir.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun, yabancı mahkeme kararlarının tanınmasında da aranan 54’ncü maddesinin (ç) bendinde, “o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun olarak çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş olması, bu kişinin bu hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk Mahkemesinde itiraz etmiş olması” koşuluyla tenfize ve tanımaya engeldir. Yabancı mahkemedeki usul hükümlerinin uygulanmasında ve tebligat usulünde, o yer kanunları geçerlidir. Diğer bir ifade ile yargılamanın usulü ve tebligat hakimin hukukuna (…) tabidir. Tenfiz hakimi, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin kararı veren mahkemeye usulüne uygun olarak davet edilip edilmediğini tespit ederken, Türk Tebligat hukukunun kurallarına göre bir değerlendirme yapamaz. Ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı olduğu için yabancı kararda uygulanmış olan usul ve tespitler tanıma ve tenfız davasının inceleme konusu dışındadır. Tanınması istenen yabancı mahkeme kararında, davalının yargılamaya katıldığı ,kararı veren mahkemeye o yer kanunlarına uygun bir şekilde çağrıldığı anlaşılmaktadır. Davalı, aksi yönde bir delil getiremediğine göre, 54’ncü maddenin (ç) bendindeki tenfız isteğinin ret sebebi olayda gerçekleşmemiştir. O halde, isteğin tanımada aranan (5718 s. MÖHUK. m. 58/1) diğer şartlar bakımından incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.10.2017(Prş.)