Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2016/7080 E. 2017/12353 K. 08.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7080
KARAR NO : 2017/12353
KARAR TARİHİ : 08.11.2017

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından velayet düzenlemesi, reddedilen manevi tazminat talebi, nafakanın ve maddi tazminatın miktarı ve vekalet ücreti ile yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Mahkemece davacı erkeğe yüklenen kusurlu davranışlar yanında, fiili ayrılık sonrası davalı kadının davacıyla barışmak ve biraraya gelmek istediği, gerek davacı erkeğin gerekse annesinin bunu kabul etmedikleri ve erkeğin kadını evden kovduğu, erkek ve annesinin kadına yönelik olarak “gitsin biz istemiyoruz” dedikleri yapılan yargılama ve toplanan delillerle kanıtlanmıştır. Davacı erkekten kaynaklı bu eylemler davalı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Kadın yararına TMK m. 174/2 koşulları oluşmuştur. Mahkemece şartları oluştuğu halde davalı kadın yararına manevi tazminata hükmedilmemesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3- Mahkemece; tarafların ortak çocukları 2007 doğumlu …’in velayeti “sosyal çalışmacı raporunda davacının her üç çocuğun velayetini almak istediğini, davalının sadece küçük …’in velayetini üstlenme konusunda istekli olduğunu, 2007 doğumlu …’in yaşı göz önüne alındığında anne bakımına ihtiyaç duyacak yaşı kısmen geçtiğini, küçüğün bundan sonraki süreçte kardeşleri ile birarada büyümesinin ilerideki yaşantısına olumlu yönde katkı sağlayacağını, davacının müşterek çocukların tüm gereksinimlerine yanıt verebilecek yeterlilikte ebeveyn özellikleri taşıdığı gerekçesiyle davacı babaya bırakılmıştır. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden ortak çocuklardan …’in anne yanında kaldığı ve annenin velayet görevini üstlenmeye engel bir halinin bulunmadığı, çocuk …’in anne yanında kalmak istediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, davalı annenin çocuğa yönelik olumsuz bir tutum ve davranışının bulunmadığı, velayet görevini yerine getirebileceği ve çocuğun yaşadığı ortamda mutlu olduğu dikkate alınarak, ortak çocuk …’in velayetinin davalı anneye bırakılmasına karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.11.2017