Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2016/7278 E. 2017/12837 K. 15.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7278
KARAR NO : 2017/12837
KARAR TARİHİ : 15.11.2017

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından; kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan yargılama ve toplanan deliller ile mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusur durumlarına göre davacı erkeğin oğlunun yanında pornografik içerikli programlar izlediği, eşini de bu programları izlemeye zorladığı, çocukların yanında cinsel içerikli konuşmalar yapmaktan çekinmediği, eşine para karşılığı uygunsuz ilişkide bulunmayı teklif ettiği, çocuklara dahi “karşınızda annenizle ilişkiye girsem olur mu?” şeklinde sorular sorduğu, üvey kızına karşı cinsel tacizlerde bulunmaya başladığı, odasına saat içerisine yerleştirilmiş gizli kamera koyduğu ve cinsel saldırı suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı dosyasının temyiz aşamasında olduğu, davalı kadının ise davacının evde olmadığı zamanda evine geç saatlerde erkeklerin girip çıktığı,onlarla gayri resmi birliktelikler yaşadığı, güven sarsıcı ve sadakatsiz davranışlarda bulunduğu,davalının cinsel yönden sapkın durumlarını bilmesine karşın kızına sahip çıkmadığı,hatta ilişkide bulunduğu … isimli şahıs ile ilişkisini saklamak için kızının … isimli şahısla ilişkisi bulunduğu yönünde ceza davasında kızıyla birlikte ifade verdikleri, kızını bu olaylarda kullandığı anlaşılmaktadır. Velayet kamu düzenine ilişkin olup, velayete ilişkin düzenleme yapılırken asıl olan küçüğün menfaatlerinin gözetilmesidir. Her iki velinin çocuğun bakımı konusunda üzerlerine düşen görevlerini yerine getirmedikleri, küçüğün velayetinin anne veya babasına bırakılmasının üstün yararına uygun olmayacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda küçük hakkında 5395 sayılı kanunun ilgili maddelerine göre koruma kararı verilerek vasi atanmak üzere durumun Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22.11.2017