YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8954
KARAR NO : 2018/500
KARAR TARİHİ : 15.01.2018
….
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı kadın tarafından; kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakası talebinin reddi yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, tazminatlar ve velayetler yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece davalı-davacı erkeğe kusur olarak yüklenen fiziksel şiddet ve hakaret vakıalarına davacı-davalı kadın tarafından dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesi aşamasında dayanılmamıştır. Davacı-davalı kadına kusur olarak yüklenen sürekli evi terk edip annesinin evine gittiği vakıasına da davalı-davacı erkek dayanmamıştır. Usulüne uygun şekilde süresinde ileri sürülmeyen ve çekişmeli olarak belirlenmeyen (HMK m. 137, 140/3, 187) vakıalar esas alınarak karar verilemez. Bu durumda mahkemece taraflarca usulüne uygun şekilde süresinde ileri sürülmeyen ve dayanılmayan vakıalar esas alınarak taraflara kusur yüklenilmesi doğru olmamıştır. Davacı-davacı erkeğe kusur olarak yüklenen hakaret ve fiziksel şiddet vakıasından başka davalı-davacı erkeğin boşanmayı gerektiren kusurlu bir davranışı da kanıtlanmamıştır. Bu nedenle davacı-davalı kadının davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü usul ve kanuna aykırıdır. Ne var ki, bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının tüm, davalı-davacı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Boşanma sonucu tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, talep eden eşin ise kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekir. Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere davalı-davacı erkeğe yüklenen hakaret ve fiziksel şiddet vakıalarından, davacı-davalı kadına yüklenen sürekli evi terk edip annesinin evine gittiği vakıasından başka tarafların kusurlu bir davranışı ispatlanmamıştır. Bu nedenle davalı-davacı erkek aleyhine maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) hükmedilemez. Davacı-davalı kadının maddi ve manevi tazminat isteminin reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, adli müzarahatten yararlanması sebebiyle başlangıçta yatırılmayan aşağıda yazılı onama harcının ve temyiz başvuru harcının İlknur’dan alınmasına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran İbrahim’e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15.01.2018(Pzt.)
…..