YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3827
KARAR NO : 2018/14273
KARAR TARİHİ : 11.12.2018
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; tazminatlar ve nafakaların miktarları ile kişisel ilişki yönünden, davalı erkek tarafından ise hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 11/12/2018 günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-İlk derece mahkemesince, davacı kadın tarafından 05.01.2015 tarihinde ikame olunan boşanma davasının reddiyle, davacı kadın yararına 400 TL tedbir nafakasına (TMK m. 169) hükmedilmiştir. İlk derece mahkemesince verilen bu hüküm yalnızca davacı kadın tarafından istinaf edilmiş, … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi tarafından da ilk derece mahkemesince verilen bu hüküm, kadının boşanma davasının erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle kabulüyle kadın yararına 250 TL tedbir nafakası yanında, hükümde yazılı olduğu şekilde maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası, velayeti anneye bırakılan ortak çocuk yararına da tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmiştir.
İstinaf dairesince, hükmün yalnızca davacı kadın tarafından istinaf incelemesi talep edildiği dikkate alınmaksızın, istinaf talep eden kadının aleyhine olacak şekilde kadın yararına hükmolunan tedbir nafakası (TMK m.169) miktarının düşürülmesi usule ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple … Bölge Adliye Mahkemesi’nin 2. Hukuk Dairesi tarafından 22.02.2017 tarih, 2017/168 esas ve 2017/189 karar sayılı kararının davacı kadın yararına hükmolunan maddi ve manevi tazminatlar ile tedbir nafakasının miktarları yönünden 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 154.30 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 11.12.2018(Salı)
…