Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2017/5371 E. 2018/13688 K. 28.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5371
KARAR NO : 2018/13688
KARAR TARİHİ : 28.11.2018

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Yargılamanın Yenilenmesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
… 9. Aile Mahkemesinin 2008/1209 esas sayılı dosyası üzerinden davacı-davalı … … ile davalı-davacı … arasında görülen boşanma davasının yargılaması sırasında, mahkemece 10.10.2008 tarihli ara karar ile 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun kapsamında davacı-davalı kadın lehine dava tarihinden itibaren 300,00 Türk Lirası tedbir nafakasına hükmedilmiş, 19.10.2009 tarihinde yapılan 5. celsede ise 4320 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmiştir. Yargılamanın sonunda verilen 06.05.2011 tarihli tarafların boşanmalarına ve kadın lehine hüküm altına alınan tedbir nafakasının kaldırılmasına ilişkin nihai karar 14.03.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı-davalı kadın tarafından … 9. Aile Mahkemesinin 2008/1209 esas sayılı dosyasının yargılaması sırasında hükmedilen tedbir nafakasının tahsili amacıyla … 19. İcra Müdürlüğünün 2009/979 esas sayılı dosyası üzerinden davalı-davacı erkek aleyhine takip başlatılmış ve 4 aylık tedbir nafakası tutarı 1.200 Türk lirası, takip masrafı ve faizler 257,00 Türk Lirası olmak üzere toplam 1.457 Türk Lirası davalı-davacı erkekten cebri icra yolu ile tahsil edilmiştir.
Bu kez davalı-davacı erkek tarafından 04.12.2009 tarihinde … 9. Aile Mahkemesinin 2009/1598 esas sayılı dosyası üzerinden cebri icra yolu ile kendisinden tahsil edilen 1.457,00 Türk Lirasının istirdatı talepli dava açılmış, davanın reddine ilişkin karar Dairemizin 28.02.2011 tarihli ve 2010/23443 esas, 2011/3462 karar sayılı ilamı ile “Mahkemece, 15.10.2008 tarihinde dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı yararına 4320 sayılı yasa çerçevesinde tedbir nafakası takdir edilmiş, hakim tarafından bir süre tayin edilmemiştir. Daha sonra 19.10.2009 tarihinde tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırmanın hangi tarihten geçerli olacağı buna ilişkin kararda gösterilmemiştir. Bu durumda tedbir nafakası 4320 sayılı Kanun çerçevesinde tayin edildiğine göre, nafakanın devam edeceği süre yasa gereği altı ayı geçemez (4320 s.K.m.1/2). Davalının 4 aylık nafaka alacağına dayanarak yaptığı icra takibi nedeniyle davacı ödediği nafaka miktarının istirdatını istediğine göre, temyiz itirazları yerinde görülmemiş, usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerekmiştir.” şeklindeki gerekçe ile onanmış, karar düzeltme istemi de reddedilerek hüküm 07.07.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
Eldeki dava ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 375/1-ğ maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluyla … 9. Aile Mahkemesinin 07.07.2011 tarihinde kesinleşmiş olan 2009/1598 esas ve 2010/497 karar sayılı istirdat davasının reddine ilişkin hükmün ortadan kaldırılarak, yeniden hüküm verilmesi isteğine ilişkindir. 6100 sayılı Kanun’un 375/1-ğ maddesi uyarınca “Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.” halinde yargılamanın yenilenmesi yolu talep edilebilecektir. Somut olayda ise boşanma davası sırasında verilen tedbir nafakasının cebri icra yolu ile tahsilini takiben, boşanma davasının devamı sırasında tedbir nafakasının kaldırılması nedeniyle, nafaka borçlusu erkek tarafında da bu hususta istirdat davası açılarak ödemiş olduğu miktarın nafaka alacaklısı kadından alınarak kendisine iadesi talep edilmiştir. Yapılan yargılama neticesinde … 9. Aile Mahkemesinin 08.04.2010 tarihli ve 2009/1598 esas, 2010/497 sayılı kararı ile dava konusu edilen tedbir nafakasının koruma kararı ile verildiği, koruma kararının süresinin belirlenmediği, buna karşın 6 ay geçerlilik süresi bulunduğu, ayrıca müşterek hanenin giderlerinin erkek tarafından karşılanmaya devam olunmasına ilişkin 4320 sayılı Kanun kapsamında verilen koruma kararında açıklık bulunmadığı gerekçeleri ile 4 aylık tedbir nafakasının icraya konulmasında usul ve yasaya aykırı yön bulunmadığından bahisle istardat davasının reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın temyizi üzerine, Dairemizin 28.02.2011 tarihli ve 2010/23443 esas, 2011/3462 sayılı ilamı ile de 4320 sayılı Kanun kapsamında nafakaya hükmedildiği, 19.10.2009 tarihinde tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verildiği, kaldırmanın hangi tarihte geçerli olacağının da belirtilmediği, nafakanın 4320 sayılı Kanun’un 1/2. maddesi uyarınca 6 ayı geçemeyeceği, davacı-davalı kadın tarafından 4 aylık kısmının icraya konu edildiği gerekçesiyle temyiz itirazları yerinde görülmeyerek karar usul ve yasaya uygun bulunarak hükmün onanmasına karar verilmiş, davacı tarafından yapılan karar düzeltme başvurusu da red edilerek hüküm 07.07.2011 itibari ile kesinleşmiştir. Netice olarak 4320 sayılı Kanun kapsamında kendisine tedbir nafakası bağlanan kadının, bu nafakayı boşanma davasının devamı sırasında cebri icra yolu ile tahsil etmesinde bir usule aykırılık bulunmadığı ve nafaka yükümlüsü erkeğin ödediği nafakaların istirdatını talep edemeyeceği, sonradan verilen ara karar ile tedbir nafakasının kaldırılmasının sonuca etkili olmadığı hususu eldeki dosya açısından kesin hüküm ile belirlenmiştir. 6100 sayılı Kanun’un 375/1-ğ maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi kararı verilebilmesi için kesinleşen bir hükmün, kesinleşen başka bir hükümle ortadan kaldırılması halinde mümkün olacaktır. Somut uyuşmazlıkta boşanma davası sırasında kadın lehine 4320 sayılı Kanım kapsamında verilen 4 aylık tedbir nafakasının nafaka borçlusu erkek tarafından istirdata konu edilemeyeceği hususu yapılan yargılama sonucunda kesinleştiğine göre, ancak 4 aylık nafaka bedelinin nafaka alacaklısından istirdat edilebileceği yönünde bir kesin hükmün ortaya çıkması halinde 6100 sayılı Kanun’un 375/1-ğ maddesinin işlerlik kazanabilecektir. Oysa yargılamanın yenilenmesi talep eden tarafından, talebine dayanak olarak, münhasıran taraflar arasında görülen boşanma davasında tedbir nafakasının nihai hüküm fıkrası ile kaldırılması gösterilmiştir. Bu husus tek başına nafaka borçlusunun cebri icra yolu ile ödemiş olduğu tedbir nafakasını geri alabileceği sonucu doğurmadığı gibi nafaka borçlusu tarafından açılmış ve ret ile sonuçlanmış kesin hüküm niteliğindeki istirdat davasındaki hükmü ortadan kaldıracak nitelikte yeni bir kesin hüküm ihdas edildiğinden de söz edilemez. O halde somut uyuşmazlıkda 6100 sayılı Kanun’un 375/1-ğ koşulları oluşmamıştır. Bu kapsamda yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde talebin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülerek hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 28.11.2018 (Çrş.)