YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1018
KARAR NO : 2018/13012
KARAR TARİHİ : 19.11.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı kadın, cevap dilekçesinde anlaşmalı olarak boşanmak istediğini beyan etmiş, ancak tazminat ve yoksulluk nafakası talebinde bulunmamıştır. Davalı kadın tarafından yasal süre geçtikten sonra 02/01/2015 tarihli dilekçeyle tazminat ve yoksulluk nafakası talebinde bulunmuştur. “İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi” başlıklı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 141. maddesi “(1) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri de serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2). İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır.” şeklindedir. Bu durumda; davacı kadının ilk kez 02.01.2015 tarihli dilekçeyle tazminat ve yoksulluk nafakası talebi, talep sonucunun genişletilmesi niteliğindedir. O halde; davalı kadının dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında yer almayan tazminat ve yoksulluk nafakası istemi, davacı erkeğin açık rızası bulunmadığına ve ıslah da söz konusu olmadığına göre artık incelenemez. Davalı kadının tazminat yoksulluk nafakası talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekilde isteğin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.11.2018 (Pzt.)