YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1592
KARAR NO : 2018/13583
KARAR TARİHİ : 27.11.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından tüm yönlerden, davacı erkek tarafından ise katılma yoluyla kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Hüküm, davalı kadın tarafından temyiz edilmiş, davacı erkek ise, temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde bulunmuştur. (HUMK m. 433/2) Hükmü süresinde temyiz etmemiş olan tarafın, temyize cevap dilekçesindeki temyiz itirazlarının incelenebilmesi, temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren on gün içinde cevap verilmesi halinde mümkündür. (HUMK m. 433/2) Aksi halde, süresinden sonra verilen cevap dilekçesindeki temyiz itirazları dikkate alınamaz. Davalı kadınının temyiz dilekçesi, davacı erkeğe 12.01.2018 tarihinde tebliğ edilmiş; davacı erkek, hükme ilişkin itirazlarını da ihtiva eden temyize cevap dilekçesini, yasal on günlük süreden sonra 24.01.2018 tarihinde vermiştir. Bu durumda davacı erkeğin katılma yoluyla temyiz talebinin süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece, 08.04.2015 tarihli ilk kararda davanın reddine karar verilmiş, davacı erkeğin temyizi üzerine Dairemizin 25.05.2016 tarihli ilamı ile “kadının eşine şiddet uyguladığı ve evden attığı, bu sebeple taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine boşanmaya karar verilecek yerde yetersiz gerekçeyle davanın reddi doğru bulunmamıştır” denilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmekle, Dairemizin bozma ilamı kesinleşmiş, taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Eş söyleyişle, bozma ilamına uyulmasına karar veren mahkemenin, bozma ilamı doğrultusunda hüküm tesis etmesi zorunludur. Bozmadan sonra yapılan yargılamada bozma ilamına uyulmasına rağmen 13.11.2017 tarihli kararda davalı kadına usuli müktesep hak kuralına aykırı şekilde bozma ilamı dışında kalan başka eylemlerin de kusur olarak yüklenmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacı erkeğin katılma yolu ile temyizinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı kadının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.11.2018(Salı)