YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1603
KARAR NO : 2018/13462
KARAR TARİHİ : 26.11.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucu verilen hüküm; davalı kadın tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 05.05.2016 tarihli ilamı ile kadının tanığı ….’in usulünce çağrılıp dinlenilmesinden sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak, kısa kararda “Davacının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, davacının tedbir-yoksulluk nafakası ve maddi-manevi tazminat isteği bulunmadığından bu konularda karar verilmesine yer olmadığına, davalının süresinden sonra talep ettiği yoksulluk nafakası isteği hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davalının davacı taşınmaz kaydı üzerine tedbir konulması isteğinin malların korunmasına ilişkin bir davadan bahsedilemeyeceği gibi taşınmazın aynına ilişkin bir davadan da bahsedilmeyeceğinden reddine karar verildiği halde, gerekçeli kararda yalnızca davacının davasının kabulüne denilmek suretiyle sadece boşanma kararı verilerek gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nunı 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK m. 298/2). Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer bölümlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26.11.2018 (Pzt.)