Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2018/1673 E. 2019/1630 K. 25.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1673
KARAR NO : 2019/1630
KARAR TARİHİ : 25.02.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVACI-DAVALI :
DAVALI-DAVACI : …
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma – Ziynet Eşyası Alacağı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarı, ziynet alacağının reddi, tazminatlara faiz hükmedilmemesi, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; her iki boşanma davası ve fer’ileri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 25/02/2019 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı … Atik ile vekili gelmedi. Karşı taraf duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı … vekili Av. … geldi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonunda, mahkemece kadının boşanma davasının kabulü ile tarafların Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesi uyarınca boşanmalarına, davalı karşı davacı erkeğin ise boşanma davasının reddine karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı-karşı davalı kadının evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, ihtiyacı aşan şekilde harcamalar yaptığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-karşı davacı erkek dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının kabulüne karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
2-Mahkemece verilen ilk hükümde, tarafların boşanmalarına, davacı-karşı davalı kadının ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiş, tarafların temyizi üzerine Dairemizin 23.11.2015 tarihli kararıyla ziynet alacağının reddine ilişkin hüküm onanmış, boşanma davaları yönünden ise hükmün bozulmasına karar verilmiş, tarafların karar düzeltme talebi ise reddedilmiştir. Bozmadan sonra yapılan yargılama sonucu, ziynet alacağı davasının kesinleştiği nazara alınmadan, yeniden ziynet alacağı davasının reddine ve ziynet alacağı davasında davalı-karşı davacı erkek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale gelen davacı-karşı davalı kadının boşanma davası ve boşanmanın fer’ilerine yönelik tarafların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 2.037,00 TL vekalet ücretinin, Ayşe’den alınarak İlyas’a verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25.02.2019(Pzt.)