YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2097
KARAR NO : 2018/12996
KARAR TARİHİ : 19.11.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, tazminatların miktarı ve konut tahsisi talebi yönünden; davalı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi, velayet, nafakalar ile maddi ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece verilen 25.06.2015 tarihli ilk hüküm, davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatların miktarları ile konut tahsisi talebi yönünden temyiz edilmiş, Dairemizin 2016/2149 esas, 2017/7481 karar sayılı ilamıyla kadın yararına hükmolunan manevi tazminat miktarı, kadının reddedilen maddi tazminat talebi, iştirak nafakasının miktarı ve konut tahsisi talebi hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi yönlerinden bozulmuş, diğer yönlere ilişkin olarak ise hüküm onanmıştır. Bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada kesinleşen kısımlar hakkında hüküm kurulamaz. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın kesinleşen boşanma, velayet, kişisel ilişki ve davacı kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası ile yoksulluk nafakası yönünden yeniden karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
3-Dairemizin 2016/2149 esas, 2017/7481 karar sayılı ilamıyla ortak çocuklar yararına hükmolunan tedbir nafakaları bozma kapsamı dışanda kalarak kesinleşmiştir. Bu husus gözetilmeden ortak çocuklar yararına 250’şer TL tedbir nafakası yönünden yeniden karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
4-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50. ve 51.maddesi hükümleri nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.), (3.) ve (4.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.19.11.2018 (Pzt.)