YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2369
KARAR NO : 2018/5808
KARAR TARİHİ : 02.05.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Velayet
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı baba, evlilik dışında doğması sebebiyle velayeti davalı annede bulunan (TMK m. 337/1) ortak çocuk 18.06.2008 doğumlu …’in velayetinin kendisine verilmesini talep etmiş, mahkemece “davanın kabulü ile …’in annede olan velayetinin kaldırılarak babaya verilmesine “ karar verilmiştir
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’nin 3 ve 6. maddeleri, iç hukuk tarafından yeterli idrake sahip olduğu kabul edilen çocuklara, kendilerini ilgilendiren davalarda görüşlerini ifade etmeye olanak tanınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir.
Velayet hususu, çocukları ilgilendiren konuların en başında gelir. Velayet düzenlemesinde; çocukla ana/baba yararının çatışması halinde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir. Çocuğun yararı ise; çocuğun bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan en iyi şekilde gelişebilmesi ve böyle bir gelişmenin gerçekleştirilmesi için, çocuğa sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sağlanmış olmasıdır. Çocuğun bu konulardaki üstün yararını belirlerken; çocuk yetişkin biri olmuş olsaydı, kendisini ilgilendiren bir olayda, kendi yararı için ne gibi bir karar verebilecek idiyse, çocuk için karar verme makamındaki kişinin de aynı yönde vermesi gereken karar; yani çocuğun farazi düşüncesi esas alınacaktır.
Velayet düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu itibarla tarafların kabulü de hakimi bağlamaz. Karar ile kararın tebliğe çıkarılması arasında uzun bir süre geçtiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan inceleme tarihinde yaşı itibariyle idrak çağına gelen ortak çocuğun; mahkemece bizzat veya istinabe suretiyle eğitim, kültür, yaşam olanakları bakımından nerede yaşamak istediği konusunda bilgilendirilerek velayet hakkındaki tercihi kendisinden sorularak (Y.H.G.K E. 2012/2-401- K. 2012/723) ve psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı bilirkişilerden (4787 s. K m. 5) ortak çocuğun anne ve baba yanındaki barınma ve yaşama koşullarını da değerlendirir içerikte sosyal inceleme raporu alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilip, ebeveynlerinden hangisi yanında kalmasının çocuğun üstün yararına olacağı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.05.2018 (Çrş.)