YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2746
KARAR NO : 2018/14270
KARAR TARİHİ : 10.12.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Tavzih
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 23.01.2018 gün ve 2016/9957 esas 2018/976 karar sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Davalı erkek anlaşmalı boşanma kararının yoksulluk nafakasına ilişkin 5. bendinin 05.05.2009 tarihli anlaşma protokolüne aykırı olduğu gerekçesiyle tavzih talep etmiş mahkemece davalının tavzih talebinin kabul edilmesi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 23.01.2018 tarihli ilamı ile hükmün tavzihi yoluyla taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuş; davalı tarafından yasal süresi içinde karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. Dosyanın yeniden yapılan incelemesinde, davacı kadın tarafından 06.05.2009 tarihinde taraflarca imzalanan boşanma protokolü eklenilerek anlaşmalı boşanma davası (TMK m. 166/3) açıldığı, sunulan 05.05.2009 tarihli boşanma protokolünde “anne….’ye boşanma kararı kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası olarak 5 yıl boyunca 2.000 TL ödenecek, 5 yılın sonunda anne işsiz kalırsa iş bulana kadar 2.000 TL aylık ödenmeye devam edecektir, başka biri ile evlenmesi halinde yoksulluk nafakası kesilecek ve ödenmeyecektir.” şeklinde düzenleme yapıldığı, tarafların duruşmada bizzat hazır bulunarak bu protokolü tekrar ettikleri, mahkemece yapılan yargılama sonunda ise tarafların Türk Medeni Kanunun 166/3. maddesi gereğince boşanmalarına karar verildiği, hüküm kısımının 5. bendinde boşanma kararı kesinleştikten sonra geçerli olmak üzere 2.000 TL nafakanın 5 yıl boyunca davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5 yıl sonrasında davacının evlenmemiş olması durumunda nafakanın aynen devamına, 6. bendinde de 05.05.2009 tarihli protokolün aynen onanmasına karar verildiği, boşanma kararının temyiz edilmeksizin 22.07.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305. maddesinin 1. fıkrası “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Taraflarca imzalanan ve duruşmada da tekrar edilen protokolde 5 yıl sonrasında davacının işsiz kalması halinde yoksulluk nafakasının devam edeceğinin kararlaştırıldığı oysa hükümde davacının evlenmemesi halinde yoksulluk nafakasının devam edeceğinin yazıldığı diğer taraftan da yine hükümde protokolün aynen onaylanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla hüküm kısmında birbirine aykırı fıkralar içerdiği gibi yoksulluk nafakasının evlenme olmaması halinde devam edeceğinin hükmün tabii sonucu olması karşısında tarafların iradelerinin de davacının işşiz kalması halinde yoksulluk nafakasının devam edeceği yönünde olduğu anlaşılmaktadır. O halde yoksulluk nafakasına ilişkin kısmın tarafların iradelerine aykırı olarak maddi hata nedeni ile yanlış olarak hükme geçirildiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece davalının tavzih talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki ilk inceleme sırasında bu husus gözden kaçırıldığından hükmün bozulmasına karar verildiğinden davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 23.01.2018 tarih 2016/9957 esas 2018/976 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan sebeple ONANMASINA karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple davalının karar düzeltme isteminin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440-442. maddeleri gereğince KABULÜNE, Dairemizin 23.01.2018 gün 2016/9957 esas, 2018/976 karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, hükmün yukarıda açıklanan sebeple ONANMASINA, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 10.12.2018(Pzt.)