Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2018/4225 E. 2018/13899 K. 03.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4225
KARAR NO : 2018/13899
KARAR TARİHİ : 03.12.2018

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından tedbir nafakası, maddi ve manevi tazminatın miktarları ile dava tarihinin hatalı yazılması yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, tedbir, yoksulluk nafakası ile maddi-manevi tazminat yönünden yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle gerekçeli kararda dava tarihinin 17.03.2015 olarak yazılması gerekirken sehven 28.11.2017 olarak yazılmış olmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre, davacı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre, davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası (TMK m. 175) çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafaka takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
c-Mahkemece verilen 15.12.2015 tarihli karar, boşanma yönünden 14.11.2017 tarihinde kesinleşmiştir. Bozma sonrası verilen 10.04.2018 tarihli kararda mahkeme davacı kadın yararına aylık 400 TL tedbir nafakasına karar vermiştir. Söz konusu karar tarihinde boşanma hükmü kesinleştiğinden tedbir nafakası hakkında hüküm kurulamaz. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın tedbir nafakası hakkında karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1/b, 2/b ve 2/c bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1/a ve 2/a bentlerinde gösterilen sebeplerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.12.2018 (Pzt.)