Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2018/6652 E. 2018/12150 K. 30.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6652
KARAR NO : 2018/12150
KARAR TARİHİ : 30.10.2018

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından reddedilen davası yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise reddedilen davası ve kadına verilen tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-davacı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Davalı-davacı erkek 24.02.2015 tarihinde terk nedenine dayalı (TMK m. 164) dava açmıştır. Dosya içerinde bulunan Gerede Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/112 D.iş esas, 2014/111 D.iş karar sayılı dosyasının incelenmesinde davalı-davacının talep etmiş olduğu ihtar kararı davacı- davalı kadına 11.12.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mahkeme kararında belirtilen 100 TL’lik yol ücreti kadına 11.05.2016 havale tarihli PTT Müdürlüğünün yazısına göre 17.11.2014 tarihinde gönderilmiş, havale alıcısı adreste bulunmadığından ihbarlanmış, sistemde alıcısına ödenmek üzere beklenildiği belirtilmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesinde belirtilen kadının eve dönmesi için 2 aylık süre içerisinde kadın boşanma davası açmıştır. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-davalı kadının evi terk etmekte haklılığını ispat edemediği, sebepsiz yere evden ayrılıp geri dönmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre erkeğin davası yönünden Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesi koşulları oluşmuştur. O halde davalı-davacı erkeğin davasının kabulü gerekirken reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı-davalı kadının Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesine dayalı davasının incelenmesine gelince;
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı-davacı erkeğin, kadının evi terkinden sonra, kadının hamileliği ve doğumunda ilgilenmediği, birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı-davalı kadının boşanma davasının kabulüne (TMK md. 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1/b ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l/a bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30.10.2018 (Salı)