Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2018/6821 E. 2019/3224 K. 21.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6821
KARAR NO : 2019/3224
KARAR TARİHİ : 21.03.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalı

Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 03.07.2018 gün ve 2016/21586-2018/8496 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre, davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazları yersizdir.
2-Mahkemece yapılan yargılama sonucunda erkeğin boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle kadının maddi tazminat niteliğindeki taleplerinin reddine, nafaka taleplerinin ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davalı kadının temyizi üzerine Dairemizin 03.07.2018 tarih ve 2016/21586 esas-2018/8496 karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. Davalı kadın tarafından süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. Dosyanın yeniden yapılan incelemesinde; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkemece tarafların kabul edilen kusurlu davranışları yanında erkeğin eşi hakkında dedikodu yaptığı ve boşanmaya sebep olan olaylarda davacı erkeğin daha ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru görülmemiştir. Yine davalı kadının süresinde sunduğu cevap dilekçesinde boşanmaya karar verilmesi halinde eşi adına kayıtlı ev ve tarlanın kendisine verilme talebinin mahkemece maddi tazminat olarak nitelendirildiği ve eşit kusur nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak davalı kadının bu taleplerinin niteliği belirtilmemiştir. Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir (HMK m. 31). Yasal gereklilik uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davalı kadına talebini açıklattırıp sonucu uyarınca karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki, bu hususlar ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından, davalı kadının kusur belirlemesi ve maddi tazminata ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 03.07.2018 tarih ve 2016/21586 esas-2018/8496 karar sayılı onama ilamının kusur belirlemesi ve maddi tazminatın reddine yönelik bölümünün kaldırılmasına, hükmün kusur belirlemesi ve maddi tazminat hükmü yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Karar düzeltme itirazlarının yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440/1-4. maddesi gereğince davalı kadının karar düzeltme talebinin kısmen kabulüne, Dairemizin 03.07.2018 tarih ve 2016/21586 esas-2018/8496 karar sayılı ilamının kusur belirlemesi ve maddi tazminatın reddine yönelik bölümünün KALDIRILMASINA, hükmün kusur belirlemesi ve maddi tazminat hükmü yönünden BOZULMASINA, yukarıda 1. bentte açıklanan sebeple diğer yönlere ilişkin davalı kadının karar düzeltme isteğinin ise usul ve kanuna uygun olmaması nedeniyle REDDİNE, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 21.03.2019 (Prş.)