Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2018/7085 E. 2018/12991 K. 19.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7085
KARAR NO : 2018/12991
KARAR TARİHİ : 19.11.2018

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi, velayet, iştirak nafakası ile kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası yönünden; davalı kadın tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının tüm, davacı erkeğin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davalı kadın ağır kusurlu kabul edilerek erkeğin davasının kabulüne karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 129/1- d-e maddeleri gereğince, davalı savunmasının dayanağı olan bütün vakıaları sıra numarası altında ve açık özetleriyle birlikte ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini cevap dilekçesinde göstermek zorundadır.
Somut olayda; davalı kadın süresinde cevap dilekçesi vermemiştir. Bu sebeple erkeğe, tanık beyanlarında geçtiğinden bahisle, birlik görevlerini yerine getirmediği, çoçukları görmeye gelmediği, hastane masraflarını karşılamadığı vakıaları kusur olarak yüklenemez. O halde davalı yanca usulüne uygun şekilde süresinde ileri sürülmeyen delilleri ve tanık beyanları esas alınarak davacı erkeğe kusur yüklenilmesi doğru değildir, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının tam kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde kusur belirlemesi yapılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı kadın, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında süresinde ve usulüne uygun şekilde yoksulluk nafakası talebinde bulunmamıştır. Davalı kadın ilk kez ön inceleme aşamasından önce mahkemeye sunduğu 04/03/2016 tarihli dilekçe ile yoksulluk nafakası talebinde bulunmuştur. Mahkemece davalı kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA,aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna 143.50 TL temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırandavacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.11.2018 (Pzt.)