Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2018/7452 E. 2018/14366 K. 11.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/7452
KARAR NO : 2018/14366
KARAR TARİHİ : 11.12.2018

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi ve tazminatların reddi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi, nafakalar ve ziynet alacağının kabulü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece eşit kusurlu oldukları kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediği ve eşine ekonomik şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı erkeğin gerçekleşen kusurları dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olarak kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda erkek ağır kusurludur. Gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın boşanma sonucu eşin maddi desteğinden yoksun kalacaktır. Davacı-karşı davalı kadın yararına TMK m. 174/1-2 koşulları oluşmuştur. O halde davacı-karşı davalı kadın lehine tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4. TBK m. 50 ve 51) dikkate alınarak uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
5-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-karşı davalı kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
6- Mahkemece davacı-karşı davalı kadının ziynet alacağı davası kabul edilmiştir. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m.6, HMK m. 190/1). Davacı-karşı davalı kadın, dava dilekçesinde talep ettiği ziynet eşyalarının davalının ailesi tarafından alınarak salonun ve düğünün diğer borçlarının ödendiğini beyan etmiş, davalı-karşı davacı erkek ise kadının altınları banka kasasında muhafaza ettiğini ileri sürmüştür. Davacı-karşı davalı kadın tanıklarının ziynetlere ilişkin beyanları, kadının iddiasını kanıtlamaya yeterli değildir. Davacı-karşı davalı kadın yemin deliline dayanmadığı halde erkeğe yemin eda ettirilmesi usul ve kanuna aykırı ise de toplanan delillerle kadının ziynet eşyalarına yönelik iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. O halde, kadının ziynet alacağına yönelik davasının reddi gerekirken, yazılı şekilde hatalı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün, yukarıda 2., 3., 4., 5. ve 6. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11.12.2018 (Salı)